Bahçeli’nin bu teklifi, özellikle 2023 seçimlerinin ardından gündemden düşmeyen bir konu olan Erdoğan’ın gelecekteki siyasi kariyerini yakından ilgilendiriyor.Ancak, AK Parti kurmayları, anayasa değişikliğinin oldukça zor bir süreç olduğunu belirterek, bu yoldan gitmenin pratikte mümkün olmayacağı görüşünü savunuyorlar.Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı’na aday olabilmesinin önündeki en büyük engel, 1982 Anayasası’nda yer alan ve Cumhurbaşkanının görev süresini iki dönemle sınırlayan düzenlemedir.Ancak AK Parti kurmayları, anayasa değişikliği yapmak için parlamentodaki çoğunluğun yeterli olmayabileceğini ve bu sürecin uzun zaman alacağını ifade ediyorlar.Bunun yerine, daha hızlı bir çözüm olarak "Meclis’in seçim kararı alması" formülünü gündeme getirdiler.Bu öneriye göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmasına imkan tanıyacak bir karar alabilir.Meclis’in seçim kararı alması fikri, anayasanın 116. maddesinde yer alan bir düzenlemeye dayandırılabilir.Bu madde, Cumhurbaşkanının görev süresinin sona ermesinden önce Meclis’in erken seçim kararı alabilmesine olanak tanır.Burada kritik nokta, bu tür bir kararın, mevcut Cumhurbaşkanının görev süresi devam ederken alınması halinde, Cumhurbaşkanının yeniden adaylık hakkı elde etmesiyle sonuçlanabilir.Böyle bir yaklaşım, anayasa değişikliği gerektirmediği için, daha hızlı bir çözüm yolu olabilir.Ancak, bu yöntemin siyasi ve hukuki açıdan tartışmalara yol açması kaçınılmazdır. Çünkü, bu tür bir formülün meşruiyeti ve uygulanabilirliği, hem yasal hem de toplumsal açıdan geniş bir değerlendirme gerektirecektir.AK Parti'nin içinde, bu öneriyi destekleyenler olduğu gibi, bazı isimler de Erdoğan’ın adaylık sürecinde hukuki engellerin aşılmasının daha sağlıklı bir çözüm olacağı görüşünü savunuyor.Özellikle hukukçu kökenli AK Parti üyeleri, anayasadaki mevcut hükümler ile yapılacak bir değişiklik önerisini tartışmaya açmak gerektiğini belirtiyor.Diğer taraftan, bu formülün uygulanması durumunda, siyasi olarak da birçok riskin ortaya çıkabileceği ve Erdoğan’ın yeniden aday olmasının, seçimlerin meşruiyeti konusunda soru işaretlerine neden olabileceği düşünülüyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için anayasa değişikliği yapmak en temel yol olarak görülse de, AK Parti, Meclis kararı ile bu engeli aşmayı öneriyor.Ancak, her iki yol da beraberinde zorlu siyasi ve hukuki tartışmaları getirebilir. Bu konudaki son karar, Türkiye’nin siyasi geleceği açısından belirleyici olabilir.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2028’de yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olabilme ihtimali, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamanın ardından yeniden gündeme geldi.Bahçeli’nin, Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı için aday olabilmesinin yollarını açma konusundaki görüşleri, kamuoyunda ve AK Parti içinde geniş yankı uyandırdı.Muhalefetin erken seçim talepleriyle birlikte Bahçeli’nin söz konusu açıklamaları, AK Parti’de de iç bir tartışma başlattı.Ancak, Erdoğan’ın katılımıyla partide henüz kapsamlı bir değerlendirme yapılmış değil. Buna rağmen, AK Parti yönetimi ve milletvekilleri, Bahçeli’nin açıklamalarını kendi aralarında değerlendirmeye başlamış durumda.


İki Olası Senaryo
AK Parti kulislerinde, Bahçeli’nin açıklamalarıyla ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde, mevcut durumda bu sorunun çözülmesi için iki ana yol olduğu ifade ediliyor.İlk seçenek, anayasa değişikliği ile Erdoğan’ın yeniden aday olmasının sağlanması. Ancak, bu yolun en büyük engeli olarak, mevcut parlamentoda anayasa değişikliği için gerekli çoğunluğa sahip olunmaması gösteriliyor.Diğer seçenek ise, Meclis’in seçim kararı alarak seçimlerin erkene alınması. Bu durumda, muhalefetin desteği de gerekecek.Ancak, AK Parti yetkilileri, anayasa değişikliğinin zorluklar nedeniyle, Meclis’in seçim kararı almasının daha olası bir senaryo olduğu görüşünü benimsiyor.AK Parti’nin değerlendirmelerine göre, Meclis’in seçim kararı alarak 2028 seçimlerini erkene çekme seçeneği üzerinde durulabilir. Bu durumda muhalefet, ‘seçimden kaçmak’ imajı vermemek adına, büyük ihtimalle seçim kararı almayı kabul edebilir.AK Parti kulislerinde, şu anda 2028’den önce bir seçim olasılığının kesinlikle gündemde olmadığı ancak bu konuda Meclis’ten seçim kararı alınması halinde, 2027’de bu tartışmaların derinleşebileceği görüşü ağır basıyor.









