BYD'nin Manisa'da hayata geçirdiği tesis, Çinli şirketlerin küresel düzeydeki stratejik hamlelerinin bir parçası olarak Türkiye’yi önemli bir üretim ve lojistik üssü olarak görmelerine neden oldu.Güler, Manisa'nın
Batı Anadolu Serbest Bölgesi gibi stratejik bölgelerdeki fırsatların, Çinli şirketler için cazip hale geldiğini belirtti.Türkiye’nin lojistik avantajları, genç iş gücü ve gelişen altyapı olanakları, Çinli firmalar için büyük bir çekim merkezi oluşturuyor.

Çinli Yatırımcılar Türkiye’ye Akın Ediyor: Batı Anadolu Bölgesi'nin Stratejik Cazibesi Artıyor
Bu yatırımların, sadece otomotiv sektörüyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda çeşitli endüstrilerdeki teknoloji, enerji ve üretim alanlarında da artan bir ilgiyi tetiklediğini ifade eden Güler, Çinli firmaların Türkiye'ye daha fazla yatırım yapmasının bölgedeki iş gücü piyasasına, ticaret hacmine ve yerel ekonomilere katkı sağlayacağını vurguladı.Güler, ayrıca Çin'in üretim merkezlerini farklı bölgelere kaydırma stratejisi doğrultusunda, Türkiye'nin önemli bir üretim üssü olarak daha fazla tercih edileceğini öngördüklerini belirtti.BYD'nin Manisa'daki yatırımı, Türkiye'nin ekonomik büyümesinde yeni bir dönemi başlatabilir ve Çinli firmaların Türkiye'ye olan ilgisinin daha da artmasını sağlayabilir.Batı Anadolu Serbest Bölgesi (BASBAŞ) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Faruk Güler, Çinli otomotiv devi BYD'nin Manisa'daki yatırımlarının, Çinli şirketlerin Türkiye ve özellikle Batı Anadolu bölgesine olan ilgisini arttırdığını vurguladı.Güler, BASBAŞ'ta yapılan altyapı ve kamu binalarının tamamlandığını, ayrıca inşa ettikleri ilk üretim tesisinin bir kısmının yatırımcılara kiralandığını belirtti.Güler, BASBAŞ'ta toplamda bir milyon metrekarelik alanda altyapı çalışmalarının ve kamu binalarının tamamlandığını, ilk üretim binasının 6 bin 500 metrekarelik kısmının şimdiden yatırımcılara kiralandığını ifade etti.Ayrıca, yeni inşa ettikleri ikinci binanın Aralık ayında tamamlanacağını ve toplamda 30 bin metrekarelik kapalı alan oluşturacaklarını söyledi.Şu an için 3 yatırımcının bu alanları kullanmaya hazır olduğunu belirten Güler, gelecek yıl üretime başlayacaklarını söyledi.Bu yatırımlar, bölgedeki istihdamı da artırarak otomotiv yan sanayi alanında 350 kişilik yeni iş imkanı sağlayacak.Faruk Güler, son yıllarda Çinli şirketlerin Türkiye’ye olan ilgisinin arttığını ve özellikle son bir yılda bu ilgiyi daha önce hiç görmediklerini dile getirdi.Güler, Çinli şirketlerin geçmişte Türkiye'ye gelip yatırım ortamını inceledikten sonra geri dönüp ses çıkarmadıklarını, ancak şimdi durumun farklı olduğunu belirtti.Bu yıl, Çinli şirketlerin Türkiye'deki yatırım fırsatlarını ciddi şekilde araştırdığını ve çeşitli sektörlerde yatırımlar için çaba sarf ettiklerini ifade etti.Bu artan ilginin sebeplerini açıklarken, Avrupa'ya yapılan mal sevkiyatlarının Çin’den daha maliyetli hale gelmesi ve Çin üretiminin eskisi kadar ucuz olmamasıyla bağlantılı olduğunu söyledi.Ayrıca, Avrupa’daki şirketlerin salgın sonrası uzak ülkelerde üretim merkezleri kurmanın riskli olduğunu fark etmeleriyle birlikte, Türkiye ve Fas gibi yakın coğrafyalarda yatırımlarını artırmaya başladıkları bir gerçeği de ortaya koydu.
Çinli Yatırımcıların Türkiye’ye Yönelen İlgi Patlaması: Batı Anadolu Bölgesi Yeni Yatırım Cenneti Oluyor
Güler, son yıllarda Türkiye'deki yatırım ortamının giderek daha cazip hale geldiğini belirterek, Türkiye’nin stratejik konumunun, yakın coğrafyalarda üretim yapmayı tercih eden yabancı yatırımcılar için önemli bir faktör haline geldiğini söyledi.Kendilerinin de Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda Avrupalı yatırımcılarla sürekli olarak temas halinde olduklarını ve Çinli şirketlerle de görüşmelerin devam ettiğini dile getirdi.Önümüzdeki dönemde Çin ve Japonya’ya gerçekleştirecekleri seyahatlerin bu ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.Faruk Güler, tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye’nin yatırımcılar açısından hala bazı zorluklarla karşı karşıya kaldığını, ancak buna rağmen ülkenin potansiyelinin büyük olduğunu ve küresel yatırımcıların Türkiye’deki fırsatları değerlendirmeye devam ettiğini belirtti.