İran, bölgedeki çatışmaların pek çok aktörün komplolarına sahne olduğuna inanırken, Esad'ın Halep'teki stratejik alanı terketmesi, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.YPG'nin bölgeyi alması,
Suriye hükümetinin zayıf düşen stratejilerinin bir yansıması olarak görülse de, Esad'ın İsrail’e yardım talep etmesi büyük bir kriz yarattı.İsrail'in adı, bölgedeki birçok çatışmada sürekli gündeme gelirken, bu sefer Esad'ın yardım istemesi, diplomatik bir sarsıntıya neden oldu.Ancak, Suriye Millî Ordusu'nun bölgedeki harekâtı, bu hain planı boşa çıkardı. Millî Ordunun, sivillere yönelik yapılan kanlı bir planı engellemesi, Suriye halkı adına büyük bir zafer olarak kayda geçti.Bu gelişme, sadece askeri bir başarı olmakla kalmayıp, aynı zamanda Esad yönetiminin arka planda attığı tehlikeli adımların da su yüzüne çıkmasına neden oldu.Suriye'nin geleceği için kritik bir dönüm noktası yaşanırken, uluslararası gözlemciler bu gelişmeleri dikkatle izliyor.Suriye’deki muhaliflerin başlattığı operasyon, Esad rejimi ve
İran için büyük bir şok etkisi yarattı.Halep’in düşmesi, İran’ın stratejik çıkarlarını ciddi şekilde tehdit etti ve bu durum, operasyonun arkasında İsrail’in olduğu yönünde manipülasyonların yapılmasına yol açtı.Türkiye’de ise bir kesim, mezhep temelli yaklaşımlarla İran ve Esad rejimini savunarak, muhaliflerin özgürlük hareketini karalamaya çalıştı. Ancak, gerçekler farklıydı.Esad, sahayı terör örgütü PKK/YPG’ye terk etmekle kalmadı, aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri aracılığıyla İsrail’den yardım talep etti.Bu gelişmeler, İsrail medyasına da yansıyarak, muhaliflerin Suriye'deki ilerleyişinin İsrail için tehdit oluşturduğuna dair haberler yayımlandı.

PKK’YA ALAN AÇILDI
Halep’e giren muhalifler, rejimin en stratejik noktalarından olan Halep Havalimanı, Kuveyris Askerî Havalimanı, Halep Askerî Havalimanı ve Savunma Sanayii Silah Üretim Merkezi gibi kritik bölgeleri PKK’ya teslim etti. Bu karar, İran’ın talimatıyla alındı.Şam'daki İran Devrim Muhafızları Komutanı, Halep’in Kuzeydoğu sorumlusu olan albayına, muhalifler bölgeye girmeden önce bu bölgeleri PKK’ya teslim etmesi talimatını verdi.Halep’te yalnızca Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgelerinde kontrolünü sürdüren PKK’ya, Menbiç’ten yüzlerce araçlık konvoylarla takviye gönderildi.

KİRLI PLANI AÇIĞA ÇIKARDIK
PKK, Şeyh Maksud’daki sivilleri yıllardır kalkan olarak kullanarak büyük bir sabotaj planı hazırlıyordu.Terör örgütü, sivillerin katledilmesini ve bunun suçunun muhaliflere atılmasını amaçlıyordu. Bu şekilde, uluslararası güçlerin müdahale etmesi sağlanacaktı.Koalisyon güçleri, PKK-YPG yönetimleriyle bir süredir bu plan dahilinde irtibat halinde olduğu iddia ediliyordu. “DEAŞ” bahanesini kullanarak, Şeyh Neccar ve Tel Rifat’ta sivil katliamı yaşandığı yönünde bir propaganda yapılacaktı.Ancak Türkiye, bu kirli tezgâhı fark etti ve
Suriye Millî Ordusu (SMO), El Bab’tan Halep’e doğru ilerleyerek PKK ve rejim savunmasını kırdı.Bu operasyon sonucunda, Kuveyris Havalimanı PKK’dan temizlendi ve daha sonra Tel Alem ve Sifira hattı gibi kritik bölgeler teröristlerden arındırıldı.
PKK VE ESAD’IN İŞ BİRLİĞİSMO komutanlarından Mahmut Hacı Hasan, PKK’nın 2011’den bu yana Suriye’nin çeşitli bölgelerinde yerleştiğini ve Esad rejiminin PKK’ya büyük destek verdiğini ifade etti.Şeyh Maksut’tan çıkarak bölgenin en kritik alanlarına yerleşen PKK, Esad’ın ordu birlikleri ve askeri teçhizatlarını terk etmesiyle büyük bir avantaj elde etti.Hacı Hasan, özellikle silah dolu fabrikaların ve askeri üslerin PKK’ya teslim edilmesinin ardında karanlık bir plan olduğuna dikkat çekti.
ESAD’IN ZORLA SİLAHLANDIRMA POLİTİKASISuriye’de muhaliflere karşı ağır yenilgiler alan Esad rejimi, askerî gücünü artırmak için zorla askere alma uygulamalarını arttırdı.Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, rejim, Lazkiye ve Tartus illerinde bulunan sivillere silah ve mühimmat dağıtarak onları zorla askere alıyor.Gönüllü asker sayısının yetersiz kalması nedeniyle, 18-40 yaş arasındaki erkekler zorla askere alınıyor.Bu süreçte, altı ay tecil hakkı olan öğrenciler bile zorla asker yapılıyor. Gençler, evlerinden kaçmaya çalışırken, bazıları da evlerinde gizleniyor.
RUSYA’DAN HAVADAN DESTEKRejim, zor günler geçirirken, en büyük destekçisi olan Rusya da hava saldırılarıyla Esad’a destek vermeye devam ediyor.27 Kasım ile 2 Aralık arasında Halep ve İdlib illerine gerçekleştirilen hava saldırılarında 81 sivilin hayatını kaybettiği, 304 sivilin ise yaralandığı bildirildi.Rusya’nın bu hava saldırıları, Esad rejiminin savaştaki varlığını sürdürmesini sağlarken, sivillerin ölümüne ve yaralanmasına yol açtı.
PKK’NIN İSRAİL’DEN YARDIM TALEBİSuriye Millî Ordusu, Tel Rifat’ta PKK/YPG’nin işgalini sona erdirdikten sonra, Menbiç ve Ayn el Arap gibi diğer bölgelere yöneldi. Bu ilerleyiş, PKK içinde büyük bir paniğe yol açtı.Terörist elebaşı Bese Hozat, Suriye’deki gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’nin savaşı yönetmeye başladığını, koalisyonun ise sessiz kaldığını belirtti.Hozat, aynı zamanda İsrail’in ve Rusya’nın durumu hakkında da açıklamalarda bulunarak, Esad rejiminin çöküşüyle ilgili endişelerini dile getirdi. PKK, bu süreçte İsrail’den yardım talebinde bulunmuştu.Suriye'deki iç savaş, Esad rejiminin ve terör örgütlerinin işbirliğiyle şekillenirken, muhaliflerin ve Türkiye’nin kararlı müdahaleleri, bölgedeki dengeleri değiştiren önemli adımlar attı.Bu savaş, yalnızca Suriye’nin geleceğini değil, bölgesel ve uluslararası güçlerin de stratejik çıkarlarını etkilemeye devam ediyor.