Dr. Yenipınar, çocukluk ve ergenlik döneminde tip 2 diyabet vakalarında gözlemlenen artışın, aşırı şeker tüketimi, fast food ağırlıklı beslenme ve gazlı içecek tüketiminin etkisiyle ilişkili olduğunu söyledi. Türkiye’de genç nüfusun yaklaşık yüzde 30’unun fazla kilolu veya obez olması, işlenmiş gıdaların yoğun kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve uzun süre bilgisayar başında kalmanın bu durumun temel nedenleri arasında yer aldığını ifade etti.
Kalp hastalıklarının da artık sadece ileri yaş gruplarında değil, gençlerde de daha sık görüldüğüne dikkat çeken yenipınar, yüksek tansiyon, kolesterol ve damar tıkanıklıklarının erken yaşlarda ortaya çıkmasının ilerleyen yıllarda kalp krizi ve inme riskini artırdığını belirtti. Teknoloji bağımlılığı ve hareketsiz yaşamın gençlerin kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğuna işaret etti.
Sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olarak düzenli egzersiz ve bilinçli beslenmeyi öneren Dr. Yenipınar, her gün en az 30-60 dakika fiziksel aktivite yapmanın kalp sağlığına olumlu katkı sağladığını ifade etti. Sebze, meyve, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve protein kaynaklarının beslenme düzenine eklenmesinin yanı sıra, şekerli ve işlenmiş gıdaların tüketiminin sınırlandırılması gerektiğine vurgu yaptı.
Gençlerde artan stres seviyesinin de sağlıksız beslenme alışkanlıklarını tetiklediğini belirten yenipınar, akademik baskı, sosyal medya kullanımı ve gelecek kaygısının psikolojik stres yarattığını sözlerine ekledi. Stresin kortizol hormonunu artırarak kilo alımına, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve kalp hastalıklarına zemin hazırladığını belirten uzman, spor, meditasyon, sanat ve sosyal aktiviteler gibi yöntemlerle stres yönetiminin önemine değindi.
Uyku düzeninin de sağlıklı yaşamda önemli bir yer tuttuğunu belirten Dr. Yenipınar, gençlerin günde en az 7-8 saat düzenli ve kaliteli uyumasının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, metabolizmayı düzenlediğini ifade etti. Yatmadan önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının azaltılmasının, uyku bozukluklarının ve dolayısıyla kilo artışının önüne geçeceğini sözlerine ekledi.
Okullar, aileler ve sosyal medya aracılığıyla sağlıklı yaşam bilincinin artırılmasının, gençler arasında hızla yaygınlaşan diyabet, obezite ve kalp hastalıklarının önüne geçilmesinde uzun vadeli fayda sağlayacağına inanan Yenipınar, sağlıklı alışkanlıkların küçük yaşta kazanılmasının yaşam kalitesini yükselteceğini belirtti.









