Halife Hafter ve Beşar Esad’ın yolları, Rusya’nın bölgedeki nüfuz artırma stratejileri doğrultusunda kesişti.Özellikle 2019’dan itibaren Rusya’nın Wagner Grubu üzerinden Libya’daki iç savaşta Hafter’e verdiği destek, Moskova’nın Şam rejimine verdiği askeri ve diplomatik desteğin bir uzantısı olarak yorumlandı.Bu bağlamda, Hafter ve Esad arasında resmi temasların artırıldığı, hatta Esad’ın kardeşi Mahir Esad’ın, Halife Hafter’in oğlu Saddam Hafter ile görüşmeler gerçekleştirdiği biliniyor.Bu temaslar, Hafter’in Esad’ı yalnızca bir müttefik olarak değil, aynı zamanda kendi liderlik stratejileri için bir model olarak gördüğünü gösteriyor.Beşar Esad, on yıllardır süren iç savaşın yıkıcı etkilerine rağmen, Moskova ve Tahran’ın desteğiyle iktidarını koruyabilmiş bir lider olarak Hafter için önemli bir örnekti. Ancak Esad’ın devrildiği haberi, bu hesapları alt üst etti.

Şok ve Belirsizlik
Beşar Esad’ın iktidardan düşmesi, Hafter için yalnızca bir dost ve müttefikin kaybı anlamına gelmiyor.Aynı zamanda, Hafter’in
Rusya ile olan ilişkilerini de zora sokabilecek bir durum yaratıyor. Zira Moskova’nın Ortadoğu’daki en sağlam dayanaklarından birini kaybetmesi, Libya’daki etkinliğini de sorgulanabilir hale getirebilir.Uzmanlar, Hafter’in bu gelişmeye verdiği tepkiyi “stratejik bir travma” olarak nitelendiriyor. Libya’nın doğusundaki yönetimi sıkça eleştirilen Hafter, hem uluslararası destek hem de iç meşruiyet açısından kırılgan bir pozisyonda bulunuyor.Bu nedenle, Suriye’de yaşanan bu siyasi değişimin Libya’daki denklemleri de etkileyebileceği öngörülüyor.

Yeni Bir Dönemin Başlangıcı mı?
Esad’ın devrilmesi, Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirecek kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın Suriye’deki varlığı zayıflarsa, bu durum Hafter’in sahadaki gücünü de doğrudan etkileyebilir.Dahası, bölgedeki diğer aktörlerin, özellikle Türkiye ve Batılı ülkelerin, bu boşluğu doldurmak için harekete geçmesi, Libya’daki iç savaşın seyrini daha karmaşık hale getirebilir.Halife Hafter’in bu gelişmeler karşısında nasıl bir strateji geliştireceği ise belirsizliğini koruyor.Ancak Esad’ın devrilmesiyle birlikte Hafter’in, hem yerel hem de uluslararası alanda pozisyonunu yeniden değerlendirmek zorunda kalacağı kesin gibi görünüyor.Bu olay, Ortadoğu’da ittifakların ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.Hafter’in yaşadığı şok, yalnızca bir liderin düşüşüne verilen kişisel bir tepki değil; aynı zamanda, Ortadoğu’daki karmaşık güç mücadelesinin bir yansıması olarak tarihe geçecek gibi görünüyor.Fransız istihbaratı tarafından finanse edilen ve Afrika'daki önemli gelişmeleri takip eden haber sitesi Africa Intelligence, Libya'nın doğusundaki güçlü lider Halife Hafter'in, Suriye'deki Beşar Esad rejiminin çöküşünü derin bir endişe ve şokla karşıladığını bildirdi.Hafter'in, Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte hem stratejik hem de siyasi açıdan önemli kayıplar yaşadığı ve bunun
Libya üzerindeki etkilerinden korktuğu ifade ediliyor.Esad rejiminin çöküşü sonrası, rejimin üst düzey yetkililerinin kaçış hareketliliği de dikkat çekti.Özellikle, rejimin düşmesinin hemen ardından "Cham Wings" havayolu şirketine ait bir uçağın, Bingazi'ye Suriye'nin eski subaylarını taşıdığı belirtildi. Bu uçuş, rejim yetkililerinin Libya'ya kaçışının bir örneği olarak gösterildi.Kaçanlar arasında Mahir Esad'ın da bulunduğu iddiaları ortaya atıldı. Cham Wings şirketi, Beşar Esad’ın ailesine bağlı olarak biliniyor ve Suriye ile Libya arasındaki bağlantılarında önemli bir rol oynuyordu.Cham Wings, Ekim 2024’e kadar Şam ile Bingazi arasında düzenli uçuşlar gerçekleştiriyor ve bu bağlantı, sadece ticari taşımacılıkla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda paralı asker, uyuşturucu kaçakçılığı ve göçmen kaçakçılığı gibi yasa dışı faaliyetlerle de ilişkilendiriliyordu.Bu bağlamda, Cham Wings’in rolü, hem Suriye hem de Libya'daki iç çatışmalarda kritik bir unsur haline gelmişti.Hafter ve Esad arasında uzun süredir süregelen iş birliği, büyük ölçüde her iki tarafın da Rusya ile güçlü ilişkilerine dayanıyordu.Bu stratejik ortaklık, Esad'ın kardeşi Mahir Esad’ın 2022 yılının Eylül ayında Halife Hafter'in oğlu Saddam Hafter’i gizli bir şekilde ziyaret etmesiyle zirveye ulaşmıştı.Bu ziyaret, Hafter ve Esad arasındaki bağları daha da güçlendiren önemli bir adım olarak kaydedildi.Rusya'nın Suriye ve Libya'daki etkisi de rejimin çöküşüyle birlikte sorgulanmaya başlandı. Önceden Rusya, Suriye’nin Tartus Limanı’ndan kalkan askeri gemilerini Libya'nın doğusundaki Tobruk Limanı'na gönderiyor ve burada askeri teçhizatlarını boşaltıyordu.Bu hattın kapanması, Rusya’nın bölgedeki askeri ve stratejik etkisini zayıflatma potansiyeline sahip.Bir diğer önemli iş birliği, Hafter güçlerinin Suriye’deki pilot eğitimlerine yönelikti. Halife Hafter, kendi ordusunun pilotlarını Suriye'de eğitim alması için gönderiyor, bu da iki ülke arasında askeri bir bağ oluşturuyordu.Ancak, 27 Kasım’da Suriye'deki muhaliflerin rejime karşı başlattığı askeri operasyonlar, Hafter güçlerinin eğitim programını da aksatmaya başladı.Özellikle, Hafter’in Libya’dan gönderdiği pilotlar, Halep’teki operasyonlar sırasında iki L-39 Albatros eğitim uçağını kaybetti ve bu uçaklar muhalifler tarafından ele geçirildi. Bu olay, Hafter için büyük bir kayıp olarak değerlendirildi ve bölgedeki askeri denetiminin zayıfladığına işaret etti.