Milletvekilinin açıklamalarına göre Baas’ın üst düzey yöneticileri Şam’ı terk etmiş durumda ve Esad’ın siyasi geleceği belirsizlik içinde.
Rejim İçi Çatlaklar Gün Yüzüne Çıkıyor
İsmini vermek istemeyen rejim yetkilisi, Esad’ın giderek zayıflayan konumunu açıkça dile getirirken, Baas partisinin ana kadrosunun güvenlik gerekçesiyle Şam’dan ayrıldığını belirtti.Aynı kaynak, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu ve rejimin yeni bir hükümet kurulmasını tartışmaya başladığını öne sürdü.İddialara göre bu yeni hükümet, Esad’ı feda ederek uluslararası toplumu ve iç dinamikleri yatıştırmayı hedefliyor.
Türkiye'ye Dönük Pişmanlık
Aynı milletvekili, rejimin Türkiye ile olan geçmiş politikalarına dair pişmanlık duyduğunu da ima etti.Özellikle
Suriye krizinin başından itibaren Türkiye ile ilişkilerin zayıflaması ve yapılan yanlış stratejik hamlelerin, rejimin bugün karşılaştığı sorunlarda etkili olduğu belirtiliyor."Türkiye ile farklı bir diyalog kurmuş olsaydık, bu noktaya gelmeyebilirdik" sözleri, rejimin iç hesaplaşmasının bir yansıması olarak görülüyor.
Esad’ın Koltuğu Tehlikede mi?Son operasyonlar, rejimin hem askeri hem de siyasi direncini önemli ölçüde zayıflatmış durumda.Muhaliflerin hızla ilerleyişi, uluslararası toplumun da dikkatini çekerken, rejimin içindeki farklı gruplar arasında gerilimlere yol açtı.Uzmanlar, Baas partisinin Esad’ı gözden çıkarma eğiliminin, iç dinamiklerde bir çözülmeye neden olabileceğini belirtiyor.
Yeni Bir Hükümetin ŞekillenmesiGelecekte kurulması muhtemel yeni bir hükümetin, iç savaşın sona erdirilmesi ve uluslararası ambargoların hafifletilmesi yönünde çalışması bekleniyor.Ancak,
Esad sonrası bir dönemin nasıl şekilleneceği, muhalif grupların bu süreçteki pozisyonları ve uluslararası güçlerin tutumu belirleyici olacak.Suriye’deki bu kritik gelişmeler, sadece bölgeyi değil, uluslararası dengeleri de etkileyebilecek potansiyele sahip.Esad’ın geleceği belirsizlikle dolu bir yolda ilerlerken, rejimin karşı karşıya olduğu bu sarsıcı gerçekler, yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Halep Operasyonunun Yankıları: Suriye’de Yeni Bir Dönem BaşlıyorHalep’teki büyük operasyonun etkileri, Suriye’de ve bölgede yankılanmaya devam ediyor. Muhalif kaynaklar, Esad rejiminin önemli kayıplar yaşadığını ve bu durumun rejim içindeki çözülmeyi hızlandırdığını belirtiyor.Üst düzey rejim komutanları, bürokratlar ve siyasilerin muhaliflerle temasa geçtiği; rejimden kopmaların yakın dönemde daha da artacağı iddia ediliyor.
Rejimin Çöküş SinyalleriSuriye Halk Meclisi’nin güvenlik gerekçesiyle ismi açıklanmayan bir üyesi, rejimin ana kadrolarının büyük ölçüde Şam’a sıkıştığını ifade ederek, “Halep, stratejik ve ekonomik önemi nedeniyle Şam’dan daha kritik bir vilayetti. Bu kayıp, rejim için domino etkisi yarattı ve çöküşü hızlandırdı. Şu an rejimin içinde ciddi bir huzursuzluk var. Orduda, siyasette ve bürokraside derin bir çözülme yaşanıyor. Esad’ın feda edilmesi, geçici bir hükümet kurulması ya da merkezi yapının terk edilerek federasyon gibi demokratik modellerin benimsenmesi gibi senaryolar masada” diye konuştu.Milletvekili, Halep’in ardından Hama’nın da düşmesi durumunda Esad rejiminin çok kısa sürede sona ereceğini belirtti. “Şayet rejim direnmeye devam ederse, iç çatışmalar ve kanlı bir değişim kaçınılmaz olur” diyen yetkili, Türkiye ile masaya oturmamanın rejim için büyük bir hata olduğunu vurguladı.
Halep ve Bölgesel DenklemSuriyeli araştırmacı Bekir Atacan, Halep’in muhaliflerin kontrolüne geçmesinin Suriye ve Orta Doğu için derin etkiler yarattığını ifade ederek, “Bu gelişme,
Esad rejimi ve Baas Partisi için sonun başlangıcı oldu. Şam’ın doğusundaki Haseke, Rakka, Menbiç ve Deyrizor gibi bölgelerle bağlantısı kesildi. Rejim, şu an yalnızca Tartus ve Lazkiye gibi dar bir alanda tutunmaya çalışıyor” dedi.Atacan, bu süreçte Türkiye’nin kritik bir rol oynadığını vurguladı. “Türkiye, sahadaki askeri başarılardan ziyade siyasi alternatifler üretmeli. Yeni bir yönetim modeli oluşturulmalı. Kürtler, Türkmenler, Araplar, Dürziler, İsmaililer, Nusayriler ve Ermeniler gibi tüm toplulukları kapsayan bir hükümet yapısı kurmak, Suriye’nin geleceği için hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Stratejik RolüUzmanlar, Suriye’deki rejim boşluğunun terör örgütleri ve bölgesel güçler tarafından fırsata çevrilmemesi gerektiğini belirtiyor. Atacan, “PKK’nın terör koridoru oluşturma planları ve İsrail’in bölgedeki müdahaleleri, Suriye’nin bölünmesine yol açabilir. Türkiye, bu tehditlere karşı harekete geçmeli. Hem uluslararası alanda destek bulabilecek hem de tüm Suriyelileri kapsayacak bir yönetim yapısı kurma çabası, kritik öneme sahip” dedi.Atacan ayrıca İran’ın yeniden bölgede etkin güç olma planlarını hızlandırdığını ve bu kapsamda Irak’tan militan transferine başladığını ifade etti. “Ankara’nın bu süreci şekillendirmede geç kalma lüksü yok. Hama’da yaşanacak bir kayıp, rejimin tamamen çöküşüne neden olabilir” dedi.
Yeni Bir Suriye İçin Yol HaritasıHalep’teki gelişmeler, yalnızca rejim için değil, Suriye’nin geleceği için de yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.Esad rejiminin zayıflamasıyla birlikte, Türkiye’nin önderliğinde kapsayıcı bir yönetim modeli oluşturulması gerektiği fikri güçleniyor.Bu modelin, uluslararası camianın desteğini alarak Suriye’nin birliği ve bütünlüğü için çözüm sunması hedefleniyor.Bölgedeki diğer aktörlerin hamlelerine rağmen, Türkiye’nin bu süreçte inisiyatif alması ve Suriye’nin kaderini belirleyecek adımları atması, gelecekteki istikrar açısından kritik bir önem taşıyor.Suriye, bir yol ayrımında. Bu yolun nasıl şekilleneceği, yalnızca yerel değil, bölgesel ve küresel dengeleri de derinden etkileyecek.