Halid Nebhan, torunu Rim’i “ruhumun ruhu” olarak tanımlamış ve Rim’iyle kurduğu bağ, sadece ailevi bir ilişkiyi aşarak, insanlığın ve vefanın simgesi haline gelmişti.

Torunuyla geçirdiği o anlar, yalnızca bir büyükanne torunu ilişkisinin ötesinde, derin bir sevgi ve bağlılık hikâyesiydi. Onun hayatında Rim’in yeri, her şeyin önündeydi.

Torunlarının Acısını Yürekten Taşıyan Bir Dede: Khaled Nabhan'ın Sonsuz Sabır Hikayesi
Şehit düşen Halid Nebhan, Rim’iyle son kez vedalaşırken gösterdiği şefkat ve sevgisiyle, hem aileye hem de tüm insanlığa barış ve sevgi mesajı verdi.Torununu cennete uğurladığı o dokunaklı an, gözyaşları ve dualarla son buldu. Ancak, bu son veda, aynı zamanda Nebhan’ın dünya üzerinde bıraktığı mirası simgeliyor: Sevgi, bağışlama, ve insanlık adına yapılan fedakârlıklar.Halid Nebhan’ın şehit oluşu, sadece ailesi için değil, tüm bölge için derin bir kayıptı. Nebhan, hayatını torununa olan sevgisiyle taçlandırmışken, aynı zamanda içinde bulunduğu toplumda da barış ve kardeşlik mesajlarını yaymayı sürdürüyordu.Şimdi, Halid Nebhan'ın Rim’iyle olan bu sevgi dolu bağ, onun anısının her zaman hatırlanacağı ve torununun hayatına ilham kaynağı olacağı bir sembol haline gelmiş durumda.Nebhan’ın "ruhumun ruhu" dediği Rim’i, dedesinin anısını taşırken, her geçen gün bu büyük sevgi hikayesini daha da derinleştiriyor.Khaled Nabhan, Gazze'nin derin yaralarına dokunan ve halkının hafızasında silinmeyecek izler bırakan, bir zamanlar vakur duruşuyla tüm dünyaya sabır dersi veren bir dedeydi.İsrail'in Gazze'ye düzenlediği acımasız saldırılar sırasında torunları, dedelerinin kucağında son nefesini verirken, Khaled Dede, torunlarının kaybıyla sarsıldı.Torunlarının acısını yüreğinde taşıyan bu kudretli dede, kaybettiği her bir canın izini, içsel bir güçle yaşatmaya devam etti.
Ruhumun Ruhuyla Veda: Khaled Nabhan'ın Acı ve Umut Dolu Yolculuğu
Khaled Nabhan, 3 yaşındaki torunu Reem'i, İsrail saldırılarının acımasız etkisiyle kaybetmişti.Ancak, küçük Reem'in hatırasını yaşatmak için her zaman yanında taşıdığı bir sembol vardı: Reem'in küpesi. Küpe, torununun kaybolan bedeninden geriye kalan tek şeydi, ve Nabhan, torununun anısını yaşatmak için bu küpeyi boynuna taktı.Torununun cenazesinde, Khaled Dede, Reem’i son bir kez kucaklayarak gözlerinden öptü, saçlarını okşayarak ona veda etti.O anlarda, "Ruhumun ruhu," diyerek, torununa duyduğu derin sevgiyi ve acıyı dile getirdi. Bu sözler, tüm dünyaya bir dedenin kalbinden dökülen içsel bir çığlık gibi yankılandı.Fakat acılar bununla bitmedi. Khaled Nabhan, Rim ve Tarık isimli iki torununu toprağa verirken, Allah (c.c) ona yeni bir torun bahşetmişti.Bu torun, acıların içinde bir umut ışığı gibi doğmuştu. Yeni torununun adını Rucat koyan dede, onu Allah'ın (c.c) bir hediyesi olarak nitelendiriyor, bu sevince tüm kalbiyle şükrediyordu. Ancak, yaşadığı derin acılar, yeni gelen torununun sevinciyle biraz olsun hafiflemişti.Khaled Dede, Türk halkının Gazze’ye olan desteğinden de büyük bir minnettarlık duyardı. Türk halkının, her zaman olduğu gibi, zor zamanlarında
Gazze halkının yanında yer alması, onlara umut ışığı olması, Dede’nin kalbinde derin bir teşekkür duygusu uyandırıyordu."Türk halkı her zaman bizimle olmuştur, fakirlerin ve mazlumların yanında durmuş, acı çekenlere destek olmuştur. Gazze'nin onurlu halkı, Türk halkını her zaman selamlamakta ve şükranlarımızı sunmaktadır. Allah, sizlerden razı olsun," diyerek, Türk milletine olan minnettarlığını dile getirmişti.Ancak, tüm bu derin acılar ve kayıplar, Khaled Nabhan’ı güçlü kılmakla birlikte, ne yazık ki sonu gelmeyen savaşın hedefi oldu.İsrail'in Gazze'ye düzenlediği son saldırılardan birinde, acılı dede yaşamını yitirdi. Torunlarının kaybını en derinden hisseden bu bilge adam, son nefesini verirken, Gazze'deki halkına, Türk milletine ve tüm insanlığa dersler bırakmıştı.Khaled Nabhan, ahir dünyadan ayrılırken, halkının kalbinde daima yaşayacak ve adını tarih boyunca unutulmaz kılacak bir miras bırakmış oldu.