Bahçeli’nin açıklamalarına göre, TÜSİAD’ın yöneticileri, özellikle Başkan, kendilerine güveniyor ve cesaretleri varsa, sadece gizli görüşmeler ve pazarlık süreçleriyle değil, bunları açıkça duyurarak şeffaflıklarını ve demokratik duruşlarını ispatlayabileceklerdir.

Bahçeli, TÜSİAD’ın son dönemlerdeki tavırlarının, kuruluşun geçmişteki bazı vesayetçi ve etkileyici tavırlarını tekrar hatırlattığını belirterek, bu durumu eleştirdi.

TÜSİAD'ın halktan ve devlet yönetiminden bağımsız hareket etmesinin, toplumun menfaatine olmadığını savundu.

Bu bağlamda, Bahçeli, tüzel kişiliklerin sadece iş dünyasıyla sınırlı kalmamaları gerektiğini, halkla ve devletle uyumlu bir şekilde çalışmaları gerektiğini ifade etti.
TÜSİAD Başkanı’nın açıklamalarının, daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik talep eden bir yaklaşımı temsil etmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, ancak bunun yalnızca "gizli" diyaloglarla değil, tüm süreçlerin halkın gözü önünde yapılmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekti.
Bahçeli’nin bu açıklamaları, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının halkın yararına nasıl daha sorumlu bir şekilde hareket etmeleri gerektiği konusunda bir uyarı niteliği taşıyor.
TÜSİAD'ın Siyasi Müdahalesi ve Vesayetçi Zihniyetin Yeniden Gündeme Gelmesi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son zamanlarda Türkiye'nin en büyük iş insanları derneği olan TÜSİAD’ın genel kurul toplantısına ilişkin sert bir açıklama yaptı.
Bahçeli, "Geçtiğimiz günlerde TÜSİAD Genel Kurulu toplanmış ve burada derneğin başkanı ile yüksek istişare konseyi başkanının yaptığı sıralı ve sert eleştiriler, ülke gündemini oldukça meşgul etmiştir. TÜSİAD’ın vesayetçi zihniyeti tekrar gündeme gelmiştir" şeklinde konuştu.
TÜSİAD’ın Gizli Ajandası: Ekonomiden Siyasete Dönüşen Strateji
Bahçeli, TÜSİAD’ın tarihsel arka planına da değinerek, "Kuruluşu 1971 yılına dayanan TÜSİAD, o günden bugüne kadar siyaseti yönlendirmeyi, halkın iradesini küçümsemeyi, aşağılama ve tahrip etmeye yönelik stratejiler izledi. Bu yaklaşım, geçmişte hükümetlere doğrudan meydan okumalarla, gazete manşetleriyle halkın iradesine darbe vurma çabalarıyla ortaya çıkmıştır. Bu karanlık dönemler, hala hafızalardan silinmemiştir" ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki demokratik sistemin son derece sağlam temellere dayandığını vurgulayan Bahçeli, "Türkiye’deki demokrasi, köklü bir geçmişe ve güçlü bir tecrübeye sahiptir. Demokratik uygulamalar sadece işlevsel değil, aynı zamanda geniş bir kesim tarafından kabul gören, somut bir gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir ve burada hukukun üstünlüğü ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalınmaktadır" dedi.
TÜSİAD’ın tavırlarını eleştirerek, Bahçeli, "Bunlar, demokratik düzeni ve hukuk devletini hiçe sayan, halkı küçümseyen ve elitlerin hukukuna özlem duyan dar bir azınlıktır. Türk yargısının bağımsız kararlarını eleştirmek, haksız ve hazımsız bir yaklaşım olup, bunun en tipik örneği de muhalefet partilerinin saplantılı tutumlarıdır" diye ekledi.
Bahçeli, TÜSİAD’ın iç ve dış çıkar gruplarının çıkarlarını savunarak, Türk milletinin seçim tercihlerine şüpheyle yaklaşmasının, "art niyetli ve planlı bir siyaset mühendisliğinin" örneği olduğunu belirtti.
"TÜSİAD, sadece iş dünyasının sorunlarına odaklanmak yerine, siyasete müdahale etmeye ve Cumhurbaşkanlığı adaylık tartışmalarına dahil olmaya çalışıyor. Bu durum, açık bir şekilde siyasi müdahale arzusunun bir göstergesidir" dedi.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine TÜSİAD’ın aldığı görevi eleştiren Bahçeli, "TÜSİAD, muhalefet cephesini konsolide etmeye çalışıyor. CHP'nin, ‘tavşan aday’ gündemini sürdürürken, aynı zamanda TÜSİAD başkanını Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya atması, siyasi ve ideolojik ahlaklarıyla çelişen bir durumdur" diye konuştu.
"Hiç kimse boşa sallayıp, dolu tutmanın çabasında olmamalıdır" diyen Bahçeli, TÜSİAD’ın hükümeti devirmeye ya da yıpratmaya yönelik faaliyetlerinin, hem hukuka hem de demokratik değerlere aykırı olduğunu belirtti. "TÜSİAD'ın ortaya koyduğu çözüm önerileri ise ezberden öteye gitmeyen, ikna edici olmayan bir yaklaşımdır. Türkiye'nin gerçek sorunları, bu tür sahte çözümlerle değil, sağlam vizyonlarla çözüme kavuşturulabilir" dedi.
Bahçeli, TÜSİAD’ın ekonomik kriz çözüm önerilerinin tutarsızlık içerdiğini belirterek, "Sistemin iflas ettiğini söylemek, bir çözüm önerisi ortaya koymaktan çok, siyasi bir hedef güdüyor. Bu yaklaşım, basit bir şark kurnazlığından öteye gitmez" diye konuştu.
Bahçeli, "CHP’nin ve ona bağlı diğer marjinal partilerin Cumhurbaşkanı adayları netleşmeye başladı. Bu adayların çizilen profilinin, halkın beklentileriyle ne kadar örtüştüğü ise ayrı bir tartışma konusu. TÜSİAD Başkanı, eğer gerçekten demokrat ve şeffafsa, gizli kapaklı diyalogları ve pazarlıkları açıklayarak kendini kanıtlayabilir" şeklinde konuşarak açıklamasını tamamladı.





