Ak Parti Bursa Milletvekili ve Adayı Osman Mesten ile Merinos Parkında harika bir röportaj gerçekleştirdik. Sayın Osman Mesten hem Bursa'mız adına hem de Türkiye-Özbekistan arasında mekik dokuyor. Kadim Bursa'mız adına sadece kültürel bazda değil, ticari boyutlarda da Of Özbekistan' ile önemli anlaşmalar yapılmasına öncülük ediyor. Peki, daha önce söz edilen 5 milyar dolarlık ticari hedefe ulaşıldı mı? Hem Bursa'mız hem Türk Teşkilatı adına neler yapıldı ve yapılacak? ,Tüm bu soruların yanıtları röportajda. Üstelik sürpriz ve dünyanın gündemine oturacak önemli işaretlerde verdi sayın Mesten. 'ÖZBEKİSTAN BÜTÜN İSLAM TARİHİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ' Pınar Aydın: "Türkiye-Özbekistan ilişkilerini güçlendiren ciddi adımlar söz konusu. Ortak Kültürümüzün pekiştirilmesi konusunda yaptığınız çalışmalar nelerdir?" Öncelik olarak Özbekistan coğrafyasını anlamak gerektiğini belirten Osman Mesten, "Özbekistan sadece bir ülke değil. Türk tarihi, hatta bütün İslam tarihi içerisinde çok önemli bir yere sahip. Geçmişte Maveran Nehir dediğimiz bir bölge ya da daha eski adıyla Turan bölgesinin merkezi. Büyük Türkistan'ın merkezi dediğimiz çok mühim bir bölge de var. Tarih öncesinden bu yana Türklerin en kadim kültürlerinin, yerleşim merkezlerinin olduğu, Semerkant, Buhara, Harezm gibi çok büyük medeniyet merkezlerinin olduğu bir yer. Aynı zamanda Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan önemli bir ticaret merkezi" dedi. 'ÇOK SAYIDA ALİMİN OLDUĞU BİR KÜLTÜR MERKEZİ' Özbekistan'da yetişmiş çok büyük alimler olduğunu ifade eden Mesten, ifadelerine şu şekilde devam etti: "İslam tarihinden sonra da hicri 200. yüzyıldan sonra yetişmiş olan alimlerin çok büyük bir kısmının da olduğu bir kültür merkezidir burası. İsimlere bakacak olursak, Kuran-ı Kerim'den sonra en sağlam din kaynağı olarak kabul edilen altı hadis kitabının ikincisinin müellifi Buhari ve Tirmizi o topraklarda. Aynı zamanda bugünkü ilim ve teknolojinin temelini teşkil eden büyük ilimlerin birçoğunun kurucusu ve geliştiricisi de oradan. Matematik, fizik, astronomi, kimya aynı zamanda sosyal bilimler gibi alanlardan birçok alim vardı. Örneğin Harezmi, algoritmanın mucididir. Aynı zamanda sıfırı matematiğe uygulayan kişidir. Sıfır daha önceden biliniyordu ama sonsuz sayıya ulaşacak şekilde matematiksel işlemlerde kullanılabilen bir sayı değildi. Bunun yanı sıra, İbni Sina, Farabi ve Uluğ Bey isimlerini gündeme aldığımızda, bunların tamamı o topraklarda doğan ve o topraklarda okuyan kişiler. Ayrıca yine İslam tarihinde adı geçen büyük alimlerin birçoğu oralı olmasa bile orada eğitim görmüştür."
'2 BİN 500 ÜZERİNDE TÜRBE' Pınar Aydın: El Burini'yi anlatabilir misiniz?Osman Mesten: "El Biruni olmadan coğrafya okunamaz. İbni Sina ve Farabi olmadan felsefe okunamaz. İbni Sina'nın tıp ilmine yaptığı katkılar çok kıymetlidir. Bizim geçmişimiz olmasına rağmen Batılılar onları bizden çok daha iyi bilir. Uluğ Bey aynı zamanda hükümdardır. Büyük bir bilim adamıdır. Hikmet ehlidir. Kurmuş olduğu rasathaneyle bir güneş yılını hesap ederek bugünkü astronomik rakamlara göre kıyasladığımızda, bir dakika iki saniye farkla üç yüz altmış beş günün net hesabını yapabilmiş bir kişidir. Onun kurmuş olduğu rasathane meydana çıkartıldı. Semerkant'ta görülebiliyor. İslami ilimler açısından tasavvuf tarihi dediğimiz bir alan var. Burada da özellikle Nakşilik silsilesi dediğimiz imam Şahı Nakşibent adıyla meşhur olan Bahauddin Nakşibendi'nin öncüleri ve devamcıları Nakşi Silsilesi'nin büyük bir kısmı oradadır. Hazreti Mevlana farezm bölgesinden Harezim Şahlarından birisinin torunu olarak oraya gelmiş bir kişidir. Bu coğrafyada yetişen alimler sadece o coğrafyada kalmamış, bütün Asya, Hindistan, İran ve Afganistan coğrafyası, daha kuzeyde Rusya'nın içlerine doğru giderek bugün var olan bütün o büyük çoğunluğu Türki topluluklar olan toplulukların ilim ve İslami temellerini atan şahıslardır. Aynı zamanda Anadolu topraklarına da gelmişler. Buralarda da büyük medreseler kurmuşlar ve önemli işler yapmışlardır. Anadolu topraklarında bugün o coğrafyadan gelen Semerkandi, Taşkendi ve Buhari ismine haiz 2 bin 500'ün üzerinde türbe olduğunu duydum. Bunlardan iki tanesi Bursa'dadır.Emir Sultan ve Buhari. Aynı zamanda benim köyüm olan Kelesen Dedeler köyünde, Selahattin Buhari isimli zat bulunur" dedi. '5 YILDIR ÇOK GÜZEL GELİŞMELER OLUYOR' Pınar Aydın: "İki ülke arasında 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına dair temennilerde bulunmuştunuz. Türkiye-Özbekistan dış ticaret hacminde hedeflenen rakamlara ulaşıldı mı?" Osman Mesten: Ekim Devrimi denilen Rus devriminden sonra o coğrafyayla ilişkilerimizin neredeyse tamamen koptuğunu söyleyen Osman Mesten, "Halbuki öncesinde çok ciddi ilişkilerimiz vardı. Coğrafi olarak biraz uzak bir mekan, ancak ilişkimiz hiç kesilmemiş. Hem kültürel İslami ilim boyutunda hem ticari ve turizm boyutunda. Bizim bu coğrafyayla ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekiyor. 1992'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra diğer Türk devletleri gibi Özbekistan'da bağımsızlığını aldı. Aramızda bir ilişki gelişti fakat bazı meselelerden dolayı yine zayıfladı. Ancak 2016 yılından sonra, şu anki Cumhurbaşkanı Şevket ve Cumhurbaşkanımız arasında samimi ilişkiler kuruldu. Onların öncülüğünde hakikaten de beş yıldır çok güzel gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı.
'CİDDİ BİR YATIRIM POTANSİYELİ VAR' Özbekistan'ın yatırım anlamında ciddi bir potansiyeli olduğunu söyleyen Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten, "Ciddi bir turizm potansiyeli var. Semerkant, Buhara ve Halez gibi şehirlerin her biri bir medeniyete, devlete başkentlik yapmış çok önemli şehirlerdir. İçine girildiği zaman tarihi yaşadığınız, başka bir zamana ışınlandığınız bir medeniyet merkezine dönüşmüş durumdadır. O bakımdan Türk İslamlarının da oraya ilgisi çok büyüktür" dedi. 'MEDENİYETTEN KAYNAKLANAN ZENGİNLİK HALA DEVAM EDİYOR' Mesten sözlerine şöyle devam etti; 2018 yılından bu yana Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Osman Mesten, "Parlamentolarda birbirlerini tanıyan dost ülkelerin ilişkilerinin geliştirilmesine faydalı olabilmek amacıyla 'Parlamentolar Arası Dostluk Grupları' kurulmuş. Bu ilişkiler daha çok parlamentolar arasında, icrai bir faaliyet değildir. Ama Özbekistan söz konusu olduğunda, çok farklı noktalarda bağlantılarımız olduğu için ve ilişkilerimiz büyük alanlara nüfuz ettiğinden dolayı, bu anlamda büyük gayretler göstermeye çalıştım. Beş yıl içerisinde toplam 16 kez Özbekistan'a gittim. Onlardan da buraya gelenler oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız üç kez gitti. Bakanlarımızdan o tarafa gitmeyen herhalde kalmamıştır. Bürokratlarımız sürekli ilişki içerisindeler. İş adamlarımız sürekli gidip gelmeler, orada büyük yatırımlar yapıyorlar. Özbekistan'da bu tarih ve medeniyetten kaynaklanan zenginliğin hala devam ettiğini görüyorum. Bundan dolayı da çok mutluyum. İki ülke arasındaki ilişkilere de elimizden geldiği ölçüde katkı sağlamaya çalışacağız" ifadelerinde bulundu.
'TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI' Pınar Aydın: "Türk Dünyası Teşkilatı hangi amaçlarla kuruldu? Hedefleri nelerdir?" Osman Mesten: "Bu teşkilata üye olanların ve gözlemci üyelerin sayısı yaklaşık olarak 175 milyon civarında. Türk dili konuşan ve bazıları özerk olan bölgeler, özerk yapısı olmasa da topluluklar halinde yaşayanlarla beraber, dünya çapında 300 milyonun üzerinde bir nüfusa sahibiz. Geniş anlamda baktığımızda ise o büyük ilim, medeniyet ve irfan adamlarının yetiştiği büyük bir milletin torunlarıyız. Tarihte hakikaten hem bu kadar büyük, etkili, geniş çaplı, ilim ve medeniyette ileri hem de bütün dünyada büyük imparatorluklar kuran bir millet olarak varlığımızı ortaya koyduk. Aramızda savaşlar da oldu ancak tarihin bu seyri içerisinde bunlar olabilen şeylerdir. Bugün geldiğimiz noktada ise parçalanmış bir Türk dünyasından bahsediyoruz. Ve yine bugün, Avrupa Birliği diye bir yapı var. Amerika Birleşik Devletleri diyoruz. Birçoğunuz orayı tek bir devlet olarak düşünüyor olabilir. Fakat bu 50'ye yakın devletten oluşan bir yapıdır. İngiltere bile bir birleşik krallık. Yani tek bir devletten oluşmuyor. Başkalarının yapabildiği, yapılmasına da müsaade edildiği bir ortamda neden 'Türk Birliği' olmasın. Yaklaşık yüz yıl geriye gittiğimizde, Türk birliğini savunan büyük insanlar, büyük fikir adamları vardı. İsmail Gaspıralı bunlardan biridir. Toplumda bunu istiyor. Bizim kendi aramızda bir meselemiz yok. Hatta geçmiş tarihe bakıldığında olduğu gibi artık aramızda savaş, rekabet ya da bir imparatorluk kavgası da yok. Aynı dili konuşuyor ve aynı kültüre mensubuz. Güçlenmemiz gerekiyor. Bu fikir her zaman vardı ancak artık ete kemiğe bürünmeye başladı. Sayın Cumhurbaşkanımızın buradaki katkısı inkar edilemez. Öncülük etmiş oldu. Türkiye bu Türk devletleri içerisinde daha önemli bir yer işgal ediyor. Ekonomi büyüklüğü itibariyle, nüfus itibariyle diğer ülkelerin hepsinden bir adım daha önde bulunduğu için, buna liderlik verebilecek kapasiteye sahip. Ekonomik işbirliğinin devamlılığında ve sanayi noktasında da ticari ilişkilerin gelişmesiyle beraber çok daha iyi bir noktaya gelebiliriz. Şu anda işin başlangıcındayız. Rakamlara baktığımızda çok da iç açıcı bir durum yok. Yani kendi aramızdaki ilişkiler diğer devletlerle yapmış olduğumuz ticari ilişkilere, kültürel ilişkilere baktığımızda biraz daha gelişmeye açık. Demek ki daha önümüzde mesafe var. Ama bu çok daha ileriye neden gitmesin? Mesela savunma anlamında niye biz bir araya gelmeyelim? Bugün bir NATO üyesi olduğumuza göre, aynı zamanda da Türk Devlet Teşkilatı ve savunma konsepti içerisinde bir yer olabilir mi? Tabiri caizse dünya artık kartların yeniden dağıtıldığı, yeni düzeninin kurulduğu bir yer. Somut bir girişimden bahsetmiyorum henüz. Ama iş oraya kadar gidecek demek için bunları söylüyorum. Hedefin içerisinde olmalı diye söylüyorum." 'BURSA VE FERGANA BELEDİYESİ KARDEŞ KURUM OLDU' Pınar Aydın: "Bursa'nın Özbekistan'daki yeri nedir? Turizm noktasında çalışmalar mevcut mu?" Osman Mesten: Bursa ölçeğinde de Türkiye-Özbekistan ilişkileri hakkında açıklamalar yapan Mesten, "Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Fergana Belediyesi kardeş kurum oldular. Aynı zamanda ilçe belediyeleriyle de bağlantıları var. Özbekistan'ın Fahri Konsolosluk açtığı ilk yer Bursa'dır. Bursa Türkiye'nin üreten şehridir. Dördüncü büyük şehir ancak ihracat rakamlarına bakıldığı zaman İstanbul'dan hemen sonra gelen ikinci şehir konumundadır. Sadece sanayi ihracatımız yok. Bursa sanayinin, ticaretin, tarımın başkentidir. Çünkü burası Osmanlı medeniyetinin kurucu başkentidir de aynı zamanda. Kültür birikiminin de hala devam ettiği görülmektedir. Çok önemli bir konuma sahiptir. İstanbul'a çok yakın olduğundan Osmangazi Köprüsü, otoyol gibi yatırımlarla da gelişmeye devam etmektedir. Tarım, sanayi, ticaretin bir tık arkasında kalan turizm, ki turizmin de birkaç dalı var. Bursa'da bunların hepsi mevcut. Yayla, dağ ve deniz turizmi özellikle de sağlık turizmi kaplıcalar. Tarih, kültür ve inanç turizmiyle de beraber bütün bu alanlarda yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla Bursa'nın cazibe merkezi olma özelliği devam ediyor" dedi.
'GÖNÜL COĞRAFYASI' Mesten, "Türkiye bugüne kadar yapmış olduğu yatırımlarla çok iyi bir konuma geldi. Ekonomisi belli bir noktaya geldi. Zaman zaman sarsılmalar olabiliyor ancak sonuç olarak ülkedeki parayı yönetebiliyoruz. Geçtiğimiz senelerde Ukrayna, Rusya krizinden dolayı dünya bir açlık tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Türkiye diploması alanında o kadar büyük işler yaptı ki, dünya açlık krizinin çözümüne katkıda bulunacak hamleyi Cumhurbaşkanımız yaptı. Dolayısıyla bu durum Türkiye'nin geldiği konum gelişmişliğinden kaynaklanıyor. Bu konumu daha da güçlendirerek lider ülke konumuna gelmek lazım. Biz oraya doğru gidiyoruz. Gönül coğrafyası dediğimiz bir coğrafyayla, hatta onu da aşan bir şekilde, Türkistan coğrafyası böyledir. Geçmişte bizim hakimiyetimiz altında değildi. Ama bu gönül birlikleriyle beraber çok güzel işler yapabiliriz. Dolayısıyla Türkiye bölgesinde ve dünyada güçlü bir Türkiye olacak. Bu seçimlerde bir başlangıç noktası olacak niyetindeyiz. Balkan ve Orta Doğu coğrafyasında çok dualar ediyorlar. Hatta Afrika coğrafyalarından insanlar da var. Recep Tayyip Erdoğan başaracak mı? Yeniden devam edecek mi? En az bizim kadar önemsiyorlar. Neden? Çünkü Tayyip Erdoğan dünya beşten büyüktür diyor. Yani bölgeyi bırakın bütün dünyaya bir vizyon ortaya koyuyor. Elbette insanların eleştirileri de var. 20 yıllık iktidarın getirmiş olduğu eleştiriler, yıpranmışlıklar bunlar. Küresel ölçekte ve kendi ülkemizde ekonomi, pandemi ve savaştan kaynaklanan bir krizle karşı karşıyayız. Ancak bunu da en iyi şekilde yönetmeye çalışan bir iktidarımız var. Halkımız bunu görüyor.Evet, sorunlar var, fakat bu sorunları da çözebilecek olan yine Recep Tayyip Erdoğan'dır. Yine AK Parti'dir. Yine Cumhur İttifakı'dır" ifadelerinde bulundu.
'2 BİN 500 ÜZERİNDE TÜRBE' Pınar Aydın: El Burini'yi anlatabilir misiniz?Osman Mesten: "El Biruni olmadan coğrafya okunamaz. İbni Sina ve Farabi olmadan felsefe okunamaz. İbni Sina'nın tıp ilmine yaptığı katkılar çok kıymetlidir. Bizim geçmişimiz olmasına rağmen Batılılar onları bizden çok daha iyi bilir. Uluğ Bey aynı zamanda hükümdardır. Büyük bir bilim adamıdır. Hikmet ehlidir. Kurmuş olduğu rasathaneyle bir güneş yılını hesap ederek bugünkü astronomik rakamlara göre kıyasladığımızda, bir dakika iki saniye farkla üç yüz altmış beş günün net hesabını yapabilmiş bir kişidir. Onun kurmuş olduğu rasathane meydana çıkartıldı. Semerkant'ta görülebiliyor. İslami ilimler açısından tasavvuf tarihi dediğimiz bir alan var. Burada da özellikle Nakşilik silsilesi dediğimiz imam Şahı Nakşibent adıyla meşhur olan Bahauddin Nakşibendi'nin öncüleri ve devamcıları Nakşi Silsilesi'nin büyük bir kısmı oradadır. Hazreti Mevlana farezm bölgesinden Harezim Şahlarından birisinin torunu olarak oraya gelmiş bir kişidir. Bu coğrafyada yetişen alimler sadece o coğrafyada kalmamış, bütün Asya, Hindistan, İran ve Afganistan coğrafyası, daha kuzeyde Rusya'nın içlerine doğru giderek bugün var olan bütün o büyük çoğunluğu Türki topluluklar olan toplulukların ilim ve İslami temellerini atan şahıslardır. Aynı zamanda Anadolu topraklarına da gelmişler. Buralarda da büyük medreseler kurmuşlar ve önemli işler yapmışlardır. Anadolu topraklarında bugün o coğrafyadan gelen Semerkandi, Taşkendi ve Buhari ismine haiz 2 bin 500'ün üzerinde türbe olduğunu duydum. Bunlardan iki tanesi Bursa'dadır.Emir Sultan ve Buhari. Aynı zamanda benim köyüm olan Kelesen Dedeler köyünde, Selahattin Buhari isimli zat bulunur" dedi. '5 YILDIR ÇOK GÜZEL GELİŞMELER OLUYOR' Pınar Aydın: "İki ülke arasında 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına dair temennilerde bulunmuştunuz. Türkiye-Özbekistan dış ticaret hacminde hedeflenen rakamlara ulaşıldı mı?" Osman Mesten: Ekim Devrimi denilen Rus devriminden sonra o coğrafyayla ilişkilerimizin neredeyse tamamen koptuğunu söyleyen Osman Mesten, "Halbuki öncesinde çok ciddi ilişkilerimiz vardı. Coğrafi olarak biraz uzak bir mekan, ancak ilişkimiz hiç kesilmemiş. Hem kültürel İslami ilim boyutunda hem ticari ve turizm boyutunda. Bizim bu coğrafyayla ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekiyor. 1992'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra diğer Türk devletleri gibi Özbekistan'da bağımsızlığını aldı. Aramızda bir ilişki gelişti fakat bazı meselelerden dolayı yine zayıfladı. Ancak 2016 yılından sonra, şu anki Cumhurbaşkanı Şevket ve Cumhurbaşkanımız arasında samimi ilişkiler kuruldu. Onların öncülüğünde hakikaten de beş yıldır çok güzel gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı.
'CİDDİ BİR YATIRIM POTANSİYELİ VAR' Özbekistan'ın yatırım anlamında ciddi bir potansiyeli olduğunu söyleyen Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten, "Ciddi bir turizm potansiyeli var. Semerkant, Buhara ve Halez gibi şehirlerin her biri bir medeniyete, devlete başkentlik yapmış çok önemli şehirlerdir. İçine girildiği zaman tarihi yaşadığınız, başka bir zamana ışınlandığınız bir medeniyet merkezine dönüşmüş durumdadır. O bakımdan Türk İslamlarının da oraya ilgisi çok büyüktür" dedi. 'MEDENİYETTEN KAYNAKLANAN ZENGİNLİK HALA DEVAM EDİYOR' Mesten sözlerine şöyle devam etti; 2018 yılından bu yana Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Osman Mesten, "Parlamentolarda birbirlerini tanıyan dost ülkelerin ilişkilerinin geliştirilmesine faydalı olabilmek amacıyla 'Parlamentolar Arası Dostluk Grupları' kurulmuş. Bu ilişkiler daha çok parlamentolar arasında, icrai bir faaliyet değildir. Ama Özbekistan söz konusu olduğunda, çok farklı noktalarda bağlantılarımız olduğu için ve ilişkilerimiz büyük alanlara nüfuz ettiğinden dolayı, bu anlamda büyük gayretler göstermeye çalıştım. Beş yıl içerisinde toplam 16 kez Özbekistan'a gittim. Onlardan da buraya gelenler oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız üç kez gitti. Bakanlarımızdan o tarafa gitmeyen herhalde kalmamıştır. Bürokratlarımız sürekli ilişki içerisindeler. İş adamlarımız sürekli gidip gelmeler, orada büyük yatırımlar yapıyorlar. Özbekistan'da bu tarih ve medeniyetten kaynaklanan zenginliğin hala devam ettiğini görüyorum. Bundan dolayı da çok mutluyum. İki ülke arasındaki ilişkilere de elimizden geldiği ölçüde katkı sağlamaya çalışacağız" ifadelerinde bulundu.
'TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI' Pınar Aydın: "Türk Dünyası Teşkilatı hangi amaçlarla kuruldu? Hedefleri nelerdir?" Osman Mesten: "Bu teşkilata üye olanların ve gözlemci üyelerin sayısı yaklaşık olarak 175 milyon civarında. Türk dili konuşan ve bazıları özerk olan bölgeler, özerk yapısı olmasa da topluluklar halinde yaşayanlarla beraber, dünya çapında 300 milyonun üzerinde bir nüfusa sahibiz. Geniş anlamda baktığımızda ise o büyük ilim, medeniyet ve irfan adamlarının yetiştiği büyük bir milletin torunlarıyız. Tarihte hakikaten hem bu kadar büyük, etkili, geniş çaplı, ilim ve medeniyette ileri hem de bütün dünyada büyük imparatorluklar kuran bir millet olarak varlığımızı ortaya koyduk. Aramızda savaşlar da oldu ancak tarihin bu seyri içerisinde bunlar olabilen şeylerdir. Bugün geldiğimiz noktada ise parçalanmış bir Türk dünyasından bahsediyoruz. Ve yine bugün, Avrupa Birliği diye bir yapı var. Amerika Birleşik Devletleri diyoruz. Birçoğunuz orayı tek bir devlet olarak düşünüyor olabilir. Fakat bu 50'ye yakın devletten oluşan bir yapıdır. İngiltere bile bir birleşik krallık. Yani tek bir devletten oluşmuyor. Başkalarının yapabildiği, yapılmasına da müsaade edildiği bir ortamda neden 'Türk Birliği' olmasın. Yaklaşık yüz yıl geriye gittiğimizde, Türk birliğini savunan büyük insanlar, büyük fikir adamları vardı. İsmail Gaspıralı bunlardan biridir. Toplumda bunu istiyor. Bizim kendi aramızda bir meselemiz yok. Hatta geçmiş tarihe bakıldığında olduğu gibi artık aramızda savaş, rekabet ya da bir imparatorluk kavgası da yok. Aynı dili konuşuyor ve aynı kültüre mensubuz. Güçlenmemiz gerekiyor. Bu fikir her zaman vardı ancak artık ete kemiğe bürünmeye başladı. Sayın Cumhurbaşkanımızın buradaki katkısı inkar edilemez. Öncülük etmiş oldu. Türkiye bu Türk devletleri içerisinde daha önemli bir yer işgal ediyor. Ekonomi büyüklüğü itibariyle, nüfus itibariyle diğer ülkelerin hepsinden bir adım daha önde bulunduğu için, buna liderlik verebilecek kapasiteye sahip. Ekonomik işbirliğinin devamlılığında ve sanayi noktasında da ticari ilişkilerin gelişmesiyle beraber çok daha iyi bir noktaya gelebiliriz. Şu anda işin başlangıcındayız. Rakamlara baktığımızda çok da iç açıcı bir durum yok. Yani kendi aramızdaki ilişkiler diğer devletlerle yapmış olduğumuz ticari ilişkilere, kültürel ilişkilere baktığımızda biraz daha gelişmeye açık. Demek ki daha önümüzde mesafe var. Ama bu çok daha ileriye neden gitmesin? Mesela savunma anlamında niye biz bir araya gelmeyelim? Bugün bir NATO üyesi olduğumuza göre, aynı zamanda da Türk Devlet Teşkilatı ve savunma konsepti içerisinde bir yer olabilir mi? Tabiri caizse dünya artık kartların yeniden dağıtıldığı, yeni düzeninin kurulduğu bir yer. Somut bir girişimden bahsetmiyorum henüz. Ama iş oraya kadar gidecek demek için bunları söylüyorum. Hedefin içerisinde olmalı diye söylüyorum." 'BURSA VE FERGANA BELEDİYESİ KARDEŞ KURUM OLDU' Pınar Aydın: "Bursa'nın Özbekistan'daki yeri nedir? Turizm noktasında çalışmalar mevcut mu?" Osman Mesten: Bursa ölçeğinde de Türkiye-Özbekistan ilişkileri hakkında açıklamalar yapan Mesten, "Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Fergana Belediyesi kardeş kurum oldular. Aynı zamanda ilçe belediyeleriyle de bağlantıları var. Özbekistan'ın Fahri Konsolosluk açtığı ilk yer Bursa'dır. Bursa Türkiye'nin üreten şehridir. Dördüncü büyük şehir ancak ihracat rakamlarına bakıldığı zaman İstanbul'dan hemen sonra gelen ikinci şehir konumundadır. Sadece sanayi ihracatımız yok. Bursa sanayinin, ticaretin, tarımın başkentidir. Çünkü burası Osmanlı medeniyetinin kurucu başkentidir de aynı zamanda. Kültür birikiminin de hala devam ettiği görülmektedir. Çok önemli bir konuma sahiptir. İstanbul'a çok yakın olduğundan Osmangazi Köprüsü, otoyol gibi yatırımlarla da gelişmeye devam etmektedir. Tarım, sanayi, ticaretin bir tık arkasında kalan turizm, ki turizmin de birkaç dalı var. Bursa'da bunların hepsi mevcut. Yayla, dağ ve deniz turizmi özellikle de sağlık turizmi kaplıcalar. Tarih, kültür ve inanç turizmiyle de beraber bütün bu alanlarda yeni atılımlar gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla Bursa'nın cazibe merkezi olma özelliği devam ediyor" dedi.
'GÖNÜL COĞRAFYASI' Mesten, "Türkiye bugüne kadar yapmış olduğu yatırımlarla çok iyi bir konuma geldi. Ekonomisi belli bir noktaya geldi. Zaman zaman sarsılmalar olabiliyor ancak sonuç olarak ülkedeki parayı yönetebiliyoruz. Geçtiğimiz senelerde Ukrayna, Rusya krizinden dolayı dünya bir açlık tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Türkiye diploması alanında o kadar büyük işler yaptı ki, dünya açlık krizinin çözümüne katkıda bulunacak hamleyi Cumhurbaşkanımız yaptı. Dolayısıyla bu durum Türkiye'nin geldiği konum gelişmişliğinden kaynaklanıyor. Bu konumu daha da güçlendirerek lider ülke konumuna gelmek lazım. Biz oraya doğru gidiyoruz. Gönül coğrafyası dediğimiz bir coğrafyayla, hatta onu da aşan bir şekilde, Türkistan coğrafyası böyledir. Geçmişte bizim hakimiyetimiz altında değildi. Ama bu gönül birlikleriyle beraber çok güzel işler yapabiliriz. Dolayısıyla Türkiye bölgesinde ve dünyada güçlü bir Türkiye olacak. Bu seçimlerde bir başlangıç noktası olacak niyetindeyiz. Balkan ve Orta Doğu coğrafyasında çok dualar ediyorlar. Hatta Afrika coğrafyalarından insanlar da var. Recep Tayyip Erdoğan başaracak mı? Yeniden devam edecek mi? En az bizim kadar önemsiyorlar. Neden? Çünkü Tayyip Erdoğan dünya beşten büyüktür diyor. Yani bölgeyi bırakın bütün dünyaya bir vizyon ortaya koyuyor. Elbette insanların eleştirileri de var. 20 yıllık iktidarın getirmiş olduğu eleştiriler, yıpranmışlıklar bunlar. Küresel ölçekte ve kendi ülkemizde ekonomi, pandemi ve savaştan kaynaklanan bir krizle karşı karşıyayız. Ancak bunu da en iyi şekilde yönetmeye çalışan bir iktidarımız var. Halkımız bunu görüyor.Evet, sorunlar var, fakat bu sorunları da çözebilecek olan yine Recep Tayyip Erdoğan'dır. Yine AK Parti'dir. Yine Cumhur İttifakı'dır" ifadelerinde bulundu.






