
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, ANFA Kongre Merkezi'nde düzenlenen bir sahur programına katıldı.
Yaklaşık 2 bin kişinin bulunduğu etkinlikte gençlere hitap eden Yavaş, Ramazan ayının başlangıcında, gençlerle bu özel dönemi paylaşmanın anlamlı olduğunu belirtti.
Yavaş, “Ramazan ayına başlıyoruz ve bu yıl, bu güzel ayı gençlerle birlikte karşılamak istedik. Ramazan boyunca iftarlarımız olacak ve bu vesileyle Ankaralılarla da buluşma imkanı buluyoruz. İlk olarak gençlerle bir araya geliyoruz. Aileleriniz, sizlerin daha iyi eğitim almanız için her türlü fedakarlığı gösterdi ve sizleri Ankara'ya gönderdi. Şimdi de bizler, 'Üniversite Ankara’da okunur' diyerek, sizlerin eğitimine katkı sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Akademilerimiz, kütüphanelerimiz, Ramazan ayında akşamları yemek yiyebileceğiniz alanlarımız ve paket dağıtımlarımızla her zaman yanınızdayız. Amacımız, sizlerin Ramazan ayını huzurlu bir şekilde geçirmenizi sağlarken, aynı zamanda eğitim hayatınızda güzel anılar biriktirmenizi temenni etmek” şeklinde konuştu.
Çağrının Sonuçlarını Görmeden Bir Cevap Veremeyiz
Programın sonunda gazeteciler, Yavaş'a, Abdullah Öcalan'ın yaptığı silah bırakma çağrısı hakkındaki düşüncelerini sordu.
Mansur Yavaş, bu tür çağrıların geçmişte denendiğini ancak başarılı olamadığını belirterek, “Bu çağrının sonucu görmemiz gerek. Geçmişte de benzer çağrılar yapıldı ama başarılı olamadı. Hükümetin yaptığı çağrı da kayıtsız şartsız bir çağrıydı. Fakat burada, silah bırakma konusunda bazı hukuki düzenlemelerin yapılmasının şart koşulduğu gibi ek cümleler de bulunuyor. Bu nedenle, kayıtsız şartsız bir durum söz konusu değil” dedi.
Kişisel Olarak Temkinli Yaklaşıyorum
Yavaş, Öcalan’ın çağrısına yönelik daha net bir yorum yapmanın erken olduğunu ifade etti. “Bunun için henüz erken. Ayrıca, Öcalan kongreye 'toplanın ve bir karar alın' demiş. Kendisi bir nevi geri çekilmiş gibi görünüyor. O yüzden durumu bekleyip görmek gerekiyor. Çözüm yolunun her zaman TBMM olduğunu düşünüyorum. Kişisel olarak temkinli bir yaklaşım sergiliyorum. Bunun sebebi ise, Sayın Binali Yıldırım’ın açıklamaları. 66’ncı maddenin değişeceği gibi bir ifade var, bu da sanki önceden verilmiş bir söz gibi. Ayrıca, Cumhurbaşkanının sonsuza kadar seçilebilmesinin önü açılmalı deniyor. Ben de açıkça kamuoyuna şunu söylemek isterim: Anayasada yapılacak herhangi bir değişiklik varsa, bunun net bir şekilde izah edilmesi gerekir. TBMM’nin vereceği karar önemli. Ülkemiz, geçmişte bu tür çağrılarla çok acı çekti. Bir çağrıyla her şeyin sona ereceğine dair bir iyimserliğe kapılmamalıyız. Her şeyin sonucunu bekleyip görmek daha doğru olur. Kongre toplansın, kim ne istiyor görmemiz gerek. Bu netlik kazandıktan sonra düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşırız” diye konuştu.








