Şehirlioğlu, Antalya’da gerçekleştirilen il başkanları toplantısında, bir başka siyasi parti başkanına yönelik tartışmaların ardından partinin Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın siyasi kimliğini kullanarak karşılık verdiğini ifade etti. Buna göre, rakip partinin lideri, hem Cumhurbaşkanlığı makamını hem de parti başkanlığını ihtiyaç duyduğu şekilde kullanırken, Ümit Özdağ da aynı yöntemle tepki vermiştir.
Şehirlioğlu ayrıca, Ümit Özdağ’ın Ankara’da bir restoranda yemek yerken aniden çevresini saran polis ekipleri tarafından "kaçma şüphesi"yle gözaltına alındığını ve 190 km/s hızla İstanbul’a götürüldüğünü iddia etti. Partiden yapılan açıklamada, bu uygulamanın hukuksuz olduğu vurgulanarak, Ümit Özdağ’ın ülkeye kendini adadığı ve mücadeleden asla kaçmayacağı belirtildi.
Kayseri Olayları ve Tutuklamalar
Parti sözcüsü, Kayseri’de 8 ay önce iki sığınmacı aile arasında yaşanan çocuk istismarı vakası sonrasında halkın tepkisine karşı iki Genel Başkan Yardımcısının olayların kontrol altına alınması için Kayseri’ye gönderildiğini aktardı. Olay esnasında 1065 kişinin gözaltına alındığı, ancak Zafer Partili mensupların herhangi birinin gözaltına alınmadığı belirtildi. Ümit Özdağ’ın, o akşam halka “Provokasyonlara gelmeyin, evinizde kalın, güvenlik güçlerine kendinizi teslim edin” dediği; ancak daha sonra “kin ve nefrete tahrik” suçlamasıyla tutuklandığı iddia edildi.
Düşman Ceza Hukuku ve Çifte Standartlar Eleştirisi
Konuşmada, Genel Başkan’a uygulanan hukukun Nazi Almanyası’nın Fransız ve Polonyalılara, Amerika’nın ise siyahlara yönelik düşman ceza hukukuna benzetildiği ifade edildi. Şu anda, örgüt lideri Abdullah Öcalan’ın cezaevinde voleybol oynarken, Ümit Özdağ’ın Silivri’de haksızca tutulduğunun altı çizildi.
Açılım Süreci ve Milli Kimlik Meselesi
Ayrıca, parti konuşmasında yürütülen açılım sürecine de değinildi. Konuşmaya göre; 794 şehit ve binlerce yaralı verilirken, barış çağrılarının ülke genelinde tartışmalara yol açtığı, bazı kesimlerin Abdullah Öcalan’ın Meclis’e gelmesini savunduğu veya devletin belirli tarihî figürlerden özür dilemesi gerektiğinin ileri sürüldüğü belirtildi. Zafer Partisi, Türkiye’de Kürt sorunu yerine “Türk sorunu” olduğunun ifade edildiği ve ülkenin milli kimliğinin korunacağının vurgulandığı bir söylemle, “Burası Türk’tür, Türk kalacaktır” mesajını yineledi.
Ekonomik ve Sosyal Politikalar
Ekonomik alanda ise, 3 bin Türk vatandaşının Hollanda’daki çip fabrikalarında çalıştığına dikkat çekilirken, sağlık, eğitim ve devlet planlaması alanında sık sık bakan değişiklikleri yaşandığı, beyin göçü sorununun derinleştiği iddia edildi. Partiden yapılan açıklamada, “Almanya beyin göçünü çözdü ancak biz her geçen gün değerli insan kaynağımızı kaybediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Partinin Kararlı Duruşu
Zafer Partisi, tüm bu gelişmelerin ülkenin geleceği ve çocuklar için endişe kaynağı olduğunu belirterek, Ümit Özdağ’a yönelik hukuksuz uygulamaları kesin bir dille reddetti. “Ümit Özdağ’a Özgürlük!” çağrısının tekrarlandığı açıklamada, partinin geleceğin milli vizyonunu; “Zafer bizim olacak, milletimizin olacak!” sloganı ile özetledi.









