Ah bu nedir belediye hizmetlilerinin Bozbey yönetiminden çektiği..
Malum promosyon anlaşmaları zamanı geldi ve doğal olarak Ak Parti zamanında maaşının en az iki katı promosyon hakkı tanınan belediye çalışanları bu kez Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yönetimi bankalarla promosyon görüşmelerinde beklendtisini derin bir hayali kırıklığına bıraktı.
İşçilerin bana attığı mesajlar ve bilgiler doğrultusunda banka promosyon anlaşmalarında güvenilir olamayan bir süreç yönettiği konuşuluyor. İlk başta beklentiler 135 bin ila 150 bin lira arasındaydı ve bir den fazla bankalarla görüşmelerin sağlandığı çalışanlara sendika tarafından bilgisi verilmişti ama birdenbire ne olduysa hiçbir banka teklif vermemiş sadece İş Bankası üzerinden anlaşıldığı ve sadece 1 maaş promosyonda mutabık kalındığı bilgisi verildi. Büyükşehir Beledşyesi ve iştirakinde çalışan üyelere gelen mesaj tam bir teslimiyet , tam bir acziyet ve şeffaflıktan uzak bir sürecin yönetildiği bir ifadeler kapsıyor.
Mesajı aynen paylaşıyorum;
Değerli Üyelerimiz,
Bir süredir banka promosyon görüşmeleri ile ilgili farklı kanallardan çeşitli mesajlar ve rakamlar paylaşıldığını biliyoruz. Bu rakamların süreç tamamlanmadan paylaşması yapılan
görüşmeleri olumsuz etkilenmiştir.Bu süreçte netlik kazanmayan bir konuda gereksiz bilgilendirme yapmaktan özellikle kaçınmış bulunmaktayız.
Yapılan görüşmeler sonucunda diğer Bankaların ihaleden çekildiği bazı bankaların teklif dahi vermediği ihale süresinde sona yaklaşıldığı süreçte en yüksek teklifi 75.000 nakit 5.000 para puan toplamda 80.000 veren İş Bankasıyla anlaşılmıştır.
Beklentilerimizin altında kalan bu rakamın hiç kimseyi memnun etmediğinin farkındayız.Fakat maalesef gelinen nokta bu bilgilerinize sunarız.
Tarım iş Sendikası Bursa Şube Başkanı Ayhan Gürçe
Mesaj da aynen şu ifade var ;
“Bu süreçte netlik kazanmayan bir konuda gereksiz bilgilendirme yapmaktan özellikle kaçınmış bulunmaktayız. “ bu gizli özne bulunan ifade de ; bankalarla pazarlık yapan kişilerin bir şey sakladığını ve sürecin şeffafiyeti konusunda soru işaretleri olduğu izlenimini veriyor.
Bu metinin tümü , ilk bakışta bilgilendirme amacı taşıyor gibi görünse de satır aralarında savunmacı bir ruh hâlinin izlerini barındırıyor. Kurumsal bir açıklamadan beklenen güven veren tonun yerini, süreci gerekçelendirmeye çalışan bir dil almış; ortaya çıkan metin, üyeleri tatmin etmekten çok hayal kırıklığını derinleştirebilecek bir karakter kazanmış adeta.
Özellikle rakamların paylaşılmasının görüşmeleri olumsuz etkilediği yönündeki ifade, somut bir dayanağa yaslanmadığı için inandırıcılıktan uzak. Dahası, bu söylem farkında olmadan sorumluluğu üyelerin omuzlarına yükleyen bir anlam üretmekte; yönetimin pazarlık gücüne dair soru işaretlerini büyütmektedir . Sendikal bağın özü olan güven duygusu, tam da bu tür ima ve belirsizlikler karşısında zedelenmiş durumda ve son iki gündür onlarca şikayetin karşısında bu sorunu yazmakla görev addettim kendime..
Metnin bir diğer dikkat çekici yönü, şeffaflık konusunda mesafeli bir tutum sergilemesidir. “Gereksiz bilgilendirme yapmaktan kaçındık” ifadesi, niyet olarak temkinli görünse de algı düzeyinde bilgi saklama hissi uyandırmaktadır. Oysa belirsizlik dönemlerinde iletişimin azaltılması değil, güçlendirilmesi beklenir.
İhale sürecine ilişkin açıklamalar da benzer biçimde eksik bırakılmıştır. Diğer bankaların çekildiği ya da teklif vermediği belirtilmekte, ancak bu durumun nedenleri açıklanmamaktadır. Ve gerekçelerin altını dolduramadıkları için oluşan boşluk, doğal olarak sürecin yeterince etkin yönetilip yönetilmediği sorusunu gündeme getirdi. Çünkü sonuçtan ziyade, sonuca nasıl ulaşıldığı konusu ancak güveni belirler.
Metnin en zayıf halkası ise kapanış bölümü. Beklentilerin altında kalındığı kabul edilmekte, ancak bunun ötesinde ne bir çözüm perspektifi ne de geleceğe dair bir irade ortaya konmaktadır. “Maalesef gelinen nokta bu” ifadesi, mücadele eden bir kurumun dili olmaktan çok, kaderine razı olmuş bir söylemi andırmaktadır. Oysa sendikal söylem, şartlar ne kadar zor olursa olsun, üyeye “Sizin adınıza mücadele ettik ve etmeye devam edeceğiz” duygusunu vermelidir.
Dil ve üslup açısından bakıldığında da metnin kurumsal ağırlık taşımakta zorlandığı açıkça görülüyor. Yazım ve noktalama hatalarına değinmeden düzensiz cümle yapıları ve resmiyet eksikliği, mesajın ciddiyetini gölge düşürmüş. Bu durum yalnızca estetik bir kusur değil, aynı zamanda kurumsal algıyı zedeleyen bir unsur. Liyakat mi , acelecilikten dolayı görmezden gelinen kurumsallık algısından uzaklaşan refleks mi bilinmez ama işçilerin adına çok çok üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.
Toparlamak gerekirse sonuç olarak metin; şeffaflıktan uzak görünen yaklaşımı, savunmacı tonu, çözüm üretmeyen kapanışı ve üyelerde güven tazelemek yerine soru işaretleri bırakan yapısıyla eleştiriye açık bir tablo çizmektedir. Bir bilgilendirme metni olmaktan ziyade, başarısız bir sürecin gerekçelendirilmesi izlenimini uyandırıyor..
O halde Büyükşehir ve sendika yetkililerine soralım;
1- İşçiler için kaç banka ile görüşüldü?
2- Bunlar hangi banka ve şubeleri idi?
3- Bu bankalar hangi gerekçelerle teklif vermediler ve ihaleden çekildiler?
4- İş Bankası kurumsal düzeyinde olup her daim bolkör davranan bankalar arasında birinci sıradadır. İş Bankası, neden, neye göre düşük ve tek maaş düzeyinde promosyon ücretini belirledi?
5- Koskoca Büyükşehir Belediye Başkanı ve yönetiminin bu bankalar karşısında hiç mi ağırlığı yoktu?
Bu sorularımı konu ile muhatap bankalarda cevap verirse sürecin içeriği şeffaflık kazanmış olacaktır.
Bankalarımızın önündeki çöpü bile gözetleyen, etrafımızı güzelleştiren ve Bursa’mıza değer katan bu güzel yürekli işçilerimizin en azından süreçte oluşan aksaklıkların, hataların içeriğini ve nedenlerini öğrenmeye hakları vardır.
Dipnot:
Normalde işçiler ile belediye ve banka arasında sözleşme imzalanıp sözleşmenin muhatabı imzasını attıktan sonra bankada hesap açılırdı. Yeni banka ile yapılan anlaşmada henüz bir sözleşmeye muhatap olunmadan işçiler adına bankada hesapların açıldığı bilgisini de vermiş olalım.
Selam ve dua ile..


