2 gün önce gazeteci İbrahim Haskoloğlu’nun paylaştığı bir haber gündeme damga vurmuştu: İHH üyesi bir doktor, açık giyindiğini ileri sürdüğü genç bir kızı muayene etmedi. Tepkiler çığ gibi büyüdü. Doktor için “yobaz, gerici” denildi. Laiklik, çağdaşlık ve kadın hakları üzerinden çok sert eleştiriler yapıldı.
Peki şimdi sormak lazım: Atatürkçülükten, çağdaşlıktan, kadın haklarından mangalda kül bırakmayan CHP’nin Bursa’daki uygulamaları ne kadar tutarlı?
Ben bugün size, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Burulaş’ın Genel Müdürü Fahrettin Beşli üzerinden yaşananları aktaracağım. Çünkü Beşli’nin yaptıkları, CHP’nin söylemleriyle taban tabana zıt bir tablo ortaya koyuyor.
⸻
Atatürkçü Görünümlü Bir Yobaz: Fahrettin Beşli Gerçeği
Bursa’da bir süredir konuşulan bir isim var: Burulaş Genel Müdürü Fahrettin Beşli. Sosyal medyada sık sık Atatürk fotoğrafları paylaşarak kendini “Atatürkçü, çağdaş” bir figür olarak sunuyor. Ancak gerçek kimliği ve yönetim anlayışı bambaşka.
Beşli, TSK’dan yarbay rütbesiyle emekli edildi. Kendi isteğiyle ayrıldığını iddia etse de, bunun gerçeği yansıtmadığı konuşuluyor. Siyasi duruşu MHP–BBP çizgisinde olan Beşli’nin, Burulaş Genel Müdürlüğü koltuğuna İBB’nin eski danışmanı Yiğit Oğuz Duman’ın referansıyla oturması, CHP tabanında ilk günden itibaren rahatsızlık yarattı.
Üstelik Beşli, CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan milletvekillerine kadar birçok ismin telefonuna çıkmıyor, CHP’li kadrolara gizliden gizliye ambargo uyguluyor. Hal böyle olunca CHP’nin kendi tabanı içinde bile “istenmeyen adam” haline geldi.
⸻
Kadınlara Karşı Skandal Sözler
Beşli’nin en çok tartışılan yönü ise kadın çalışanlara yönelik tavrı. CHP’nin “kadın hakları” söyleminin aksine, Burulaş içinde kadınlara karşı küçümseyici ve ayrımcı uygulamalar yaşanıyor.
Kübra Demir olayı: CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın referansıyla iş başvurusunda bulunan kadın şoför Kübra Demir’e, İnsan Kaynakları personeli Murat Öztürk; “Biz bayanları harekât memuru yapmıyoruz” diyerek hakaret edip kapıyı göstermiş. Üstelik İnsan Kaynakları Müdürü Elif Şenol’un bu hakarete sessiz kalması da ayrı bir soru işareti.
Songül Ünal olayı: Raylı sistemlerde görev yapan güvenlik görevlisi Songül Ünal, görev değişikliği için bizzat Fahrettin Beşli ile görüştüğünde, Beşli’den şu sözleri duymuş:
“Senin yüzünde çok makyaj var, amir olamazsın.”
Bu söz, sadece bir kişiye değil, tüm kadınlara yönelik aşağılayıcı bir yaklaşımın göstergesi.
Bu iddialar Burulaş içinde de ciddi huzursuzluk yaratıyor.
⸻
İki Yüzlü Bir Görüntü
Beşli, bir yandan dört ayrı Facebook hesabından Atatürk resimleri paylaşarak “çağdaş” bir imaj çiziyor, metroları Atatürk resimleriyle donatıyor. Öte yandan kendisini eleştirenleri “şizofren” ilan ederek itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Hatta kendini “aslan ve kaplumbağa terbiyecisi” olarak görecek kadar hezeyanlı bir kişilik sergiliyor.
Ne Bozbey’i, ne de CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ı takıyor. Kendisini üstün görüyor. Ağrı’daki bağlantılarıyla güç aldığı ve bu nedenle CHP yönetiminin ona karşı yetersiz kaldığı dillendiriliyor.
⸻
Asıl Soru: Mustafa Bozbey Neden Susuyor?
Bugün gelinen noktada Fahrettin Beşli, yalnızca CHP tabanında değil, kurum içinde de bir kangren haline gelmiş durumda. Çalışanların, partililerin ve kamuoyunun şikayetleri giderek artıyor.
Peki bütün bunlara rağmen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey neden hâlâ sessiz?
CHP ve yazarları, başkalarında yobazlık ve cinsiyetçilik ararken kendi belediye iştirakindeki bu tabloya ne diyecek?
Asıl cevaplanması gereken soru işte budur.


