Avrupa ve Amerika yaptı… Türkiye hâlâ yasaklarla uğraşıyor. Maalesef durum böyle.
Tarım Bakanlığı’nın çıkardığı “Hobi Bahçeleri” başlıklı yönetmelik büyük tepki topladı. Bunun üzerine Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan talimat verdi ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yıkım değil, makul bir çözüm bulunması yönünde talimat iletti.
Acizane, bu konu ile uzun yıllardır ilgilenmiş biri olarak; hobi bahçeleri ve çiftlik modelleri üzerine yaptığım detaylı araştırmalar sonucunda şu sonuca ulaştım: Hobi bahçeleri fırsatçılık değil, doğal bir oluşumdur. Nitekim birçok ülkede hükümetler bu yapıları yıkmak yerine teşvik eden modeller geliştirmektedir.
Avrupa ve Amerika’da “hobi bahçesi” denildiğinde akla hafta sonu keyfi değil, stratejik bir üretim modeli gelir.
Bizde ise yıllardır tartışma aynı noktada dönüp duruyor:
“Yıkalım mı, yasaklayalım mı?”
Oysa mesele çok daha büyük.
Bu yapılar;
gıda güvenliği, ekonomik dayanıklılık, çevre politikaları ve toplumsal huzurun kesişim noktasıdır.
Ve dünya bu gerçeği çoktan kabul etti.
BATI’NIN GÖRDÜĞÜNÜ BİZ NE ZAMAN GÖRECEĞİZ?
Almanya’da “Schrebergarten” modeli…
İngiltere’de tahsisli bahçeler…
Fransa ve Hollanda’da topluluk destekli tarım…
Devlet ne yapıyor?
Toprağı vatandaşa açıyor.
Ama kontrolsüz değil.
Kurallı, planlı ve sürdürülebilir.
Örneğin Almanya’da:
• Bahçenin en az üçte biri üretim olmak zorunda
• Kira devlet tarafından sınırlandırılıyor
• Devlet geri alırsa vatandaşa tazminat ödüyor
Yani sistem basit:
Vatandaş üretir, devlet korur.
AMERİKA’NIN YAKLAŞIMI: TEŞVİK ET, BÜYÜT
ABD ise işi bir adım ileri taşımış durumda:
• Şehir içindeki boş arsalar hobi bahçesine dönüşürse vergi indirimi uygulanıyor
• Küçük üreticiye 50.000 dolara kadar mikro kredi veriliyor
• Kentsel tarım projelerine doğrudan hibe sağlanıyor
Yani mesaj net:
Toprak boş kalacağına üretim yapsın.
TÜRKİYE’DE DURUM: YIKIM MI, DÖNÜŞÜM MÜ?
Türkiye’de ise aynı alanlar için iki uç yaklaşım var:
Ya tamamen serbest bırakılıyor,
ya da bir gecede “kaçak” ilan edilip yıkılıyor.
Oysa doğru model, bu ikisinin ortasında.
Çünkü gerçek şu:
İnsanlar bu alanları sadece keyif için değil;
nefes almak, üretmek ve hayatta kalmak için kuruyor.
TÜRKİYE İÇİN EN UYGUN MODEL NE OLMALI?
Dünyadaki örnekler ortada.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yasak değil, akıllı düzenleme.
İşte uygulanabilir model:
1. Devlet güvencesi ve ruhsat
• Hobi bahçeleri belirli kriterlerle resmileştirilmeli
• “Köy imarı” veya özel bir statü oluşturulmalı
2. Üretim zorunluluğu
• Arazinin en az %30’u tarım amaçlı kullanılmalı
• Sadece beton ve keyfî yapılaşmanın önüne geçilmeli
3. Deprem ve güvenlik şartı
• Yapılar deprem yönetmeliğine uygun hâle getirilmeli
• Zorunlu sigorta sistemi oluşturulmalı
4. Vergilendirme modeli
• Düşük ama düzenli bir yıllık vergi sistemi kurulmalı
• Devlet kazanır, vatandaş güvende olur
5. Kooperatif ve eğitim desteği
• Tarım yapmak isteyenlere eğitim ve teknik destek verilmeli
• Kooperatifleşme ile yerel ekonomi güçlendirilmeli
6. Çevre kriteri
• Doğaya zarar veren yapılar revize edilmeli
• Su kullanımı ve atık yönetimi denetlenmeli
SON SÖZ
Bugün Avrupa’nın ve Amerika’nın desteklediği modeli Türkiye’de “kaçak yapı” diye yıkmak…
Sadece bir yapıyı değil, bir fırsatı yıkmaktır.
Bu mesele hobi değil.
Bu mesele:
• Gıda güvenliği
• Ekonomik direnç
• Toplumsal huzur
• Ve en önemlisi… insanın toprağa tutunma hakkıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yasak değil, vizyondur.



