Dün Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’dan bahsederken kendisine “ayıpların başkanı” yakıştırmasını yaptım.
Kısa bir yazıydı.
Ama o yazıdan sonra gelen mesajlar sabaha kadar telefonumu susturmadı. Sahurdan sonra saat 10’a kadar uyuyamadım. İnsan dinledikçe, okudukça uykusu kaçıyor.
Düşünsenize bu sefer hizmeti yapan Ak Parti değil CHP. Hemen şaşırmayın yazının sonuna kadar okuyun. CumhurbaşkanıErdopan’ın çizgisinden şaşan sayın Ferhat Erol bu sefer nasıl başka bir hikaye ile konuşuluyor okuyun..
Gelen onlarca mesajın içinde bir hikâye vardı ki aslında Türkiye’de siyasetin nasıl kaybettiğini anlatan küçük ama ibretlik bir örnekti.
Ak Parti neden kaybediyor diye sorduğumuz ve cevabını çeşitli hikayelerle bulduğumuz hayret verici bir örnek daha..
Hikâyenin kahramanı Serhan Aşar.
Kestel’de Anahtar Parti İlçe Başkanı. Ama bundan önce bir vatandaş. Bir işletmeci. Vergisini veren, işçi çalıştıran bir insan. Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşı. Yani halktan, bizden biri.
Eşi adına kayıtlı bir aile işletmeleri var:
“Közdede Kahvaltı Et-Mangal.”
2021 yılından beri hizmet veriyorlar. Rızık kapıları.
Ama mesele işletme değil.
Mesele o işletmeye giden yol.
İddiaya göre Kestel Belediyesi, hizmet alanında olmasına rağmen iki yıl boyunca bu yola tek bir kez bile dokunmuyor. Yazın toz, kışın çamur…
Serhan Aşar belediyeye gidiyor, arıyor, talep ediyor.
Ama sonuç yok.
Hatta Fen İşleri Müdürü’nün kendisine “Belediye başkanının talimatı var, oraya hizmet götürmeyelim” dediğini iddia ediyor.
Eğer bu doğruysa mesele artık bir yol meselesi değildir.
Bu, makamın hizmet makamı mı yoksa hesaplaşma makamı mı olduğu sorusudur.
Yol yapılmayınca vatandaş kendi imkanlarıyla yolunu düzeltmeye çalışıyor.
Sonra bir şey oluyor.
SKANDAL BURADA BAŞLIYOR
Serhan Aşar durumu iktidar partisinin ilçe başkanına anlatıyor. Sorunun çözüleceği söyleniyor.
Ama değişen bir şey olmuyor.
Ardından nezaketen durumu ana muhalefet partisinin ilçe başkanına iletiyor.
Ve işte hikâyenin kırılma noktası burada.
Büyükşehir Belediyesi ekipleri 14 saat içinde bölgeye geliyor.
Yol yapılıyor.
Sorun çözülüyor.
Şimdi Serhan Aşar teşekkür ediyor.
Ana muhalefet ilçe başkanına…
Büyükşehir ekiplerine…Ama utanıyor belli ki CHP'li başkan Mustafa Bozbey’in ismini yazamıyor. Zira o bile bunu yakıştıramıyor kendine ama Sn. Ferhat Erol o kadar rahatki Sayın Ak Parti Milletvekili Mustafa Varank ile beraber poz veriyor. Gayet kendisine bunu yakıştırıyor …Zira dert OSB.. hedef bu..
Ve ardından çok ağır ama çok gerçek bir soru soruyor sayın Aşar:
22 yıldır milleti korkuttuğunuz ana muhalefet partisine dua ettirerek düştüğünüz bu acziyetinizle sizleri baş başa bırakıyor ve soruyorum:
“Düşmalığın bile bir haysiyeti, çizgisi, seviyesi ve dokunulmazları varken bu zulmü hangi hassasiyetinize sığdırdınız!”
“Yahu bu zulmü, her fırsatta milletin gözüne gözüne soktuğunuz dindarlığınızın neresine sığdırdınız?
**********************************
Aslında cevap basit.
Siyaset bazen büyük hatalarla kaybetmez.
Bazen bir köy yoluyla kaybeder.
Bazen bir vatandaşın kırılan umuduyla kaybeder.
Bazen de bir belediye başkanının kibriyle kaybeder. Hırslarla kaybeder, görmeyerek kaybeder…
Unutulmaması gereken bir gerçek var:
Seçimler sandıkta kaybedilmez.
Önce vicdanlarda kaybedilir.
Dipnot: Kibir ve ben biliyorumculuk her kötülüğün anasıdır ve etrafındaki eski yıkılmaz dediğin dostlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kalemde sildi.
Selamet ile….


