Bursa Büyükşehir Belediyesi, “dijital dönüşüm” adıyla yeni bir adım attı ve küresel ölçekte IoT teknolojileri geliştiren LoRa Alliance’a üye olduğunu duyurdu. Buraya kadar kulağa hoş geliyor…
Ama küçük bir detay var: LoRa Alliance, Ocak 2020’den bu yana doğrudan İsrail hükümetiyle koordinasyon içinde çalışan bir yapıdır.

Evet, yanlış duymadınız.
İsrail İletişim Bakanlığı ile teknik veri paylaşan, düzenleyici model geliştiren, yerel İsrail şirketleriyle birlikte çalışan ve bu işbirliğini raporlarında övünerek anlatan bir oluşum.
Peki soruyorum:
Bursa gibi stratejik bir şehir, içme suyundan trafik altyapısına, sayaçlardan çevresel izleme sistemlerine kadar tüm verilerini, İsrail işbirlikli bir ağa mı emanet edecek?

“Dijital dönüşüm” mü, yoksa “dijital teslimiyet” mi?
Bugün konuştuğumuz konu sadece bir yazılım tercihi değil.
Bu konu, güvenlik meselesidir.
Bu konu, şehir yönetiminin bağımsızlığı meselesidir.
Bu konu, veri egemenliği meselesidir.

Çünkü LoRaWAN altyapısı yalnızca “akıllı sulama”dan ibaret değildir.
Bu sistem;
• Su sayaçlarını,
• Enerji tüketimini,
• Trafik akışını,
• Çevre ölçümlerini,
• Kamera ve sensör ağlarını,
• Afet yönetim altyapılarını
tek bir veri havuzuna taşır.
Ve siz bu havuzu yabancı bir devletle ilişkili bir şirkete bırakıyorsanız,
dijital dönüşüm değil, dijital açık kapı yaratıyorsunuz.
İsrail şirketleri ve yazılımlarının geçmişi ortada
İsrail teknoloji şirketlerinin geçmişi, maalesef masum değil.
• NSO Group (Pegasus): Dünya çapında gazetecileri, siyasetçileri ve devlet başkanlarını dinledi.
• Check Point: Arka kapı iddiaları yıllardır tartışılıyor.
• Unit 8200 bağlantıları: İsrail donanmasının siber birimlerinde yetişen mühendislerin yazılımlarında “arka erişim” kuşkusu hiç bitmedi.
Bugün birçok ülke, milli güvenliğini korumak için İsrail kaynaklı IoT ve bulut sistemlerini yasaklıyor.
Biz ne yapıyoruz?
Bursa’nın altyapısını gönül rahatlığıyla teslim ediyoruz.
Şehirlerin kalbi artık dijital verilerde atıyor
Şunu unutmayalım:
Bugün bir şehrin su şebekesini durdurmak için bomba patlatmanıza gerek yok.
Bir şehrin trafik sistemini felç etmek için protesto yapmanıza gerek yok.
Bir şehrin enerji yönetimini çökertmek için sabotajcı göndermenize gerek yok.
Hepsi tek bir hatalı yazılım satırıyla yapılabilir.
Tek bir yetkisiz erişimle tüm altyapı devre dışı kalır.
Ve siz, bu erişimin ucunun kimde olduğunu bilmiyorsanız,
o şehri yönetmiyorsunuz. Yönetildiğinizi fark etmiyorsunuz.
Bursa’nın kaderi yazılım tercihlerine bağlı olmamalı
Bursa Büyükşehir Belediyesi yetkililerine soruyorum:
• LoRa Alliance’ın İsrail hükümetiyle 2020’den beri yürüttüğü koordinasyondan haberiniz var mıydı?
• Bursa’nın stratejik verilerinin hangi ülke sunucularına gideceğinin farkında mısınız?
• Bu altyapı çökerse sorumluluğu kim üstlenecek?
• Yerli alternatifler neden tercih edilmedi?
• Veri güvenliği denetimi yapıldı mı?
Bir şehir kendi suyu gibi, kendi verisini de korumalıdır.
Bugün suyumuzu yönetmek için bile İsrail işbirliği alt yapısına bağlı hale geliyorsak,
kimse kusura bakmasın: Bu akıllı şehir değil, aklıyla oynanan bir şehir modelidir.
Teknolojiye karşı değiliz.
Dijital dönüşüme elbette karşı değiliz.
Ama kimin yazılımıyla, kimin ağıyla ve kimin gözetimiyle dönüşüyorsunuz, mesele tam olarak budur.
Bursa, tarih boyunca hiçbir gücün arka kapısından girmesine izin vermemiş bir şehir.
Bugün de izin vermemeli.
Ve LoRaWAN şirketi, akıllı şehircilikte attığı son adımı kendi sayfasında böyle duyuruyor…
İsrail İletişim Bakanlığı, LoRaWAN® teknolojisini resmen onaylayan bir kararname imzaladı. 917–920 MHz frekans bandı LoRaWAN’a tahsis edildi ve ülke, akıllı şehircilikten tarıma kadar dijital dönüşümde yeni bir eşiğe geçti.
Yani İsrail, kendi teknolojisini hızla yaygınlaştırıyor, dünyaya açıyor, dijital ekonomisini büyütüyor.
Gelelim asıl meseleye.
Hani yıllardır AK Parti’yi “İsrail ile ticaret yapıyor”, “İsrail ile iş birliği kuruyor” diye yerden yere vuruyordunuz ya…
Şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi, aynı İsrail kaynaklı teknolojiyle akıllı şehircilik hamlesi açıklıyor.
Ne oldu?
Dudaklar mühürlü mü?
Eleştiri butonu bozuldu mu?
Yoksa konu “siyasi çıkarlarınıza” uyunca İsrail teknolojisi birden “masum” mu oldu?
Bugün AK Parti yapsa “ihanet” diye bağıracaktınız, Bursalısınız ya…
Aynı teknoloji belediyeden çıkınca bir anda “dünya standardı” mı oldu?
Şimdi soruyorum:
Bu çifte standardın adı ne?
Tepkiniz ne olacak?
Yoksa yine üç maymunlar mı oynanacak?
Bekliyoruz. Çünkü bu sessizlik, en az teknolojinin kendisi kadar dikkat çekici…


