Tüm Bursalıların hükümetten beklediği ama güncel ve boş gündem yaratmaktan öteye gidemeyen, İstanbul’da kaçak villa yıkıp milleti zehirleyen sanayici ahbaplarına bir türlü kıyamayan adı Çevre ve Şehircilik olan, ama sahte belgeler hazırlayan il müdürlüklerine yaptırım bile uygulamayan, milletin tüm tepkisine rağmen atadıklarını görevden alamayan ilgili bakanlık…
Haberiniz olsun, Bursalıların hasret kaldığı BURSAPLAN projesi yürürlüğe girdi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa’nın ‘Kent Anayasası’nı oluşturacak ‘2050 Vizyonu Çevre Düzeni Planı’ çalışma yöntemlerini kamuoyuyla paylaştı.
Daha yaşanabilir bir Bursa için ‘BURSAPLAN’ adıyla Bursa Planlama Ajansı’nı kurduklarını ilan ederek, Bursa’yı mahvedenlere hodri meydan dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bursa’nın geleceğine yön verecek önemli bir adım attık. Bursa 2050 vizyonu, yeşil Bursa hayalimize bir adım daha yaklaşmamızı sağlayacak. Çocuklarımıza, torunlarımıza daha yaşanabilir, daha güzel bir kent bırakmamıza vesile olacaktır” açıklaması beni nasıl heyecanlandırdı, sormayın.
Malumunuz sevgili okurlarım, hesaplamakta güçlük çekiyorum; lakin 5 yılı aşkındır Bursa’da neredeyse kangrene dönmek üzere olan kaçak fabrika konusunu işledim. Plansız betonlaşmanın yanı sıra, Bursa ovasını katleden ucube teneke fabrikalar, Nilüfer Çayı’na bağlanan, oradan Marmara Denizi’ne akan ve milyonlarca vatandaşın bu pis suyla sulanan armut ve elmalarının tüketildiği Samanlı Deresi…
Havayı kirleterek astım, bronşit ve daha birçok hastalığı tetikleyen ve bir türlü önlenemeyen filtresiz fabrikalar.
Şöyle bir hesapladım; Fatih Dönmez Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemlerden beri bu konuya eğiliyorum.
Fatih Dönmez Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’ydı, ancak o dönem Çevre Şehircilik’e ulaşmam mümkün olmadığı için fabrikaları havayı nasıl kirlettiğini görüntülemiş ve Sayın Fatih Dönmez’e göndermiştik. Kendisi yakından bu konu ile ilgilenmişti, lakin sonuç olarak hiçbir şey değişmedi. Tek değişen, Belenay Fabrikası’nın epeydir havayı kirlettiğini görmüyorum. Sanırım gereken önlem Yıldırım Belediye Başkanı Sayın Oktay Yılmaz ile alındı.
Son 1 aydır Bursa’da yeniden Çevre Şehircilik Bursa İl Müdürlüğü’nün sorumluluklarını yerine getirmediğini, kaçak fabrikaların mantar gibi bittiğini, geçmişteki yaşanmışlıkları ve bugüne gelen noktayı en ince detaylarıyla sosyal medyada, televizyonlarda ve köşe yazılarında duyurdum.
Benimle beraber eş zamanlı Bursa medyası da bir aksiyon alarak konuyu gündeme taşıdı. Çok da güzel oldu. Galiba Bursa’da nihayet basın kuvvetinden gün doğmak üzere.
CHP Yıldırım İlçe Başkanı Sayın İlhami Gün, Yıldırım’daki kaçak fabrika konusu ile yakından ilgilenerek mahalle mahalle gezmeyi ve konuyu Büyükşehir’e taşımaya karar vermiş. Bir yetkili dostumuz aracılığıyla bana ulaşıldı ve kaçak fabrika konusundaki ilk çalışmanın startını Samanlı Mahallesi’nde başlatmak istediklerini ilettiler. Biz de ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız diyerek yardımcı olmak ve birlikte bu sorunun üstesinden gelmek için istişare kültürü ile mücadele etmemiz gerektiğini anlattım. Geçtiğimiz hafta İlhami Gün, Mevlüt Böbrek ve CHP Meclis Üyesi Nimet Yıldız hanım efendi teşrif ettiler. Mahalleyi karış karış gezerek genel hatlarıyla bir ön çalışma yapıldı. Sanıyorum önümüzdeki günlerde daha kalabalık bir ekip ile Samanlı’nın her sokağını gözlemlemek adına yeniden buluşacağız.
Kaçak fabrika sorunu sorun olmaktan çıkıyor mu?
Biz hep şunu konuşurduk: 2004 yılına kadar tarım arazilerinde, ovalarda bir çivi çakılmaz, asla kaçak fabrikaya müsaade edilmezdi. O dönem için hangi yönetmeliğe karşı Bursa’nın yapısı korunuyor tartışırdık. Çünkü o zaman Ova Koruma Kanunu yoktu ama rezil yapılarda yoktu. Ne oldu da 2004 yılından sonra Bursa’da önlenemez bir kaçak sanayileşme oldu?
Bugün öğrendik ki 90’lı yılların o kıymetli yönetmeliğinin mimarı önceki dönem Belediye Başkanı Sayın Erdem Saker’miş.
Erdem Saker, 23 yıl boyunca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde 1. Bölge başmühendisi olarak çalıştı. 1994-1999 yılları arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı olarak görev yaptı.
En büyük hassasiyeti düzenli bir Bursa planlaması oldu. Ancak o plan işlenirse Bursa’nın dokusu korunarak büyütebilirdi. Erdem Saker bunu biliyordu ve buna göre bir Bursa planını destekledi; taviz vermedi. Asla imar planı dışında kaçak yapılaşmaya müsaade etmedi.
Siyaset deryasında ayırım nedir bilmeyen, her daim istişare kültürüne önem veren ve kin tutmayan Sayın Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Erdem Saker’in şehircilikteki planlama projesinden ilham aldı. Sadece ilham almakla kalmadı, Bursalılara bugün muhteşem bir sürprizle daha yaşanabilir bir Bursa için ‘BURSAPLAN’ adıyla Bursa Planlama Ajansı’nın kurulduğunu hatırlatarak kaçak yapılaşma ile mücadele edeceklerini açıkladı.
Bursa’nın menfaatleri için tüm paydaşlarla da çalışacağını duyurdu. Yukarıda yazdık, Sayın Bozbey, istişare kültürüne Nilüfer Belediye Başkanı olduğu o dönemden beri açık. Bu çizgisini asla bozmadı. Kin tutmadı. Mütevazı duruşu ile ön yargıları yıktı. Anlaşılan o ki, hizmet yaparak ön yargıları yıkmaya ve Bursalıların beklentilerini karşılama noktasında ilerleme kaydetmeye devam edecek.
Biz basın mensupları ve Bursa’nın bir evladı olarak beraber kentimize sahip çıkmaya hazırız ve bundan dolayı çok mutluyuz, umutluyuz.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kaçak villalara iş makinesi yollaya dursun, biz de sanayici ahbaplara acı faturayı iletmek üzere yola çıkıyoruz.
Selametle…



