Son zamanlarda etrafımıza bakmak bile yürek istiyor.
Gazze’de günlerdir değil, aylar değil; yıllardır süren zulüm; çocukların cansız bedenlerinde, bombalanmış hastanelerde, yıkılmış okullarda kendini gösteriyor. Ve dünya… O çok ses çıkaran dünya… derin bir suskunluk içinde izliyor. Çünkü mazlumun sesini duymak, zulme karşı durmak artık bedel istiyor.
Ama mesele sadece Gazze değil.
Dönüp içeriye baktığımızda da iç açıcı bir manzarayla karşılaşmıyoruz. Yargıya olan güven, kamu vicdanında neredeyse bitme noktasında. Adaletin yerini güç almış. Liyakatin adı bile anılmaz olmuş. Ekonomi deseniz, vatandaşa artık sadece sabır tavsiye ediliyor. Ama unutuluyor ki sabır da bir yere kadar…
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında aynı feryat yükseliyor: “Geçinemiyoruz.”
Çünkü vatandaş mutfağında yangın varken, ekranlardan “büyüyoruz” haberleri izliyor.
Bir yanda her ay zamlanan maaşlarla lüks içinde yaşayan bir azınlık,
Diğer yanda pazarda ürün seçmek zorunda kalan bir çoğunluk…Hatta pazarın artıklarından çocuklarına yemek götüren telaşlı ve olan bitenden bi’haber aileler..
Yani bu ülkede kazanan artık adaletli davrananlar değil; güçlü olanlar. İBB Borsası, FETÖ Borsası buna en çarpıcı örnek. Bir de Rezan Özdemir davası… Sahi, ne oldu o davaya?
Siyasi güç kimdeyse, ekonomik refah da orada. İhale de orada, yargı da orada.
Ama ne zaman bir gazeteci gerçekleri yazsa, ne zaman biri “Bu adil değil!” dese,
hemen susturuluyor, damgalanıyor, dışlanıyor. Rızkı ile oynanıyor. Acımadan, fütursuzca hem de..
Bu topraklar çok şey gördü.
Yoksulluğu da, zulmü de, baskıyı da… Ama unutulmasın:
Anadolu halkı unutmaz. Ve sabır taşı da bir gün çatlar elbette.
Birileri zannediyor ki bu millet sessiz kaldıkça razıdır.
Ama hayır. Bu millet sadece vakurdur. Sessizliği sabrındandır.
Çünkü biz halkız.
Bu ülkenin vergisini ödeyen, çocuğunu askere gönderen, sabahın köründe işe giden, gün sonunda yine “Allah bereket versin” deyip sofraya oturan bizleriz.
Ve biz sadece bugün değil, yarın da buradayız.
Hakikat adına, adalet adına, insanlık adına.
Çünkü biliyoruz ki:
Zulüm ile abad olunmaz.
Ve adaletsizliğin gölgesi uzun sürse de, güneş doğduğunda her şey ortaya çıkar.
Selam ve dua ile…


