İstanbul ve Bursa’da son 10 yılda olduğu gibi bu bu yıl da yeterli düzeyde kar yağışı olmadı.
Bunun gözlenmemesi, kentte önümüzdeki yıllarda görülecek mevsimsel değişimlerin sorgulanmasına neden olması kaçınılmaz ve uzmanlar, İstanbul, Bursa gibi büyükşehirlerde bina sayısındaki artış ve sanayinin çok olmasından dolayı "ısı adası etkisi" görüldüğünü belirtti.
Göç etkisi ve devamlı gelişen kentlerin tümünün akıbeti böyle giderse kar görüntüleri kartpostallarda kalacak gibi görünüyor..
İzmir jeopolitik konumu itibari ile zaten nadir kar alan illerimizden. Kıyı bölgesinde olmasının da etkisi büyük.
Bursa, İstanbul hatta yüksek kesimde olması sebebiyle bol kar alan Ankara için bile ileriki zamanlarda kar görmek belkide hayal olacak.
Kar yağışı beklenen bir sürpriz haline gelecek.
Göçün getirdiği etkiler tabiki bununla sınırlı değil. Çevre kirliliğinde had safhaya çıkmasıyla büyük kentlerde sorun bir yumak haline gelmeye başladı.. Geçtiğimiz aylarda Marmara Denizi’nin dibi temizlenmez ve arıtma tesislerinde önlem alınmazsa bir tür çernobil vakasına döneceğine de dikkat çekmişti. Düzensiz sanayileşme, düzensiz ve plansız göç maalesef iklimde değişik yaratması olmazsa olmazdı.
Kar yağışı tarihlerine baktığımızda ilginç kar yağışı ile ilgili ilginç hadiseler var.
1918'de hiç kar yağmazken, 1929'daki şiddetli kış, İstanbul'un hafızasında uzun süre yer etti. Neredeyse 2.5 metreyi bulan kar yağışı hala İstanbul’da konuşulan, meteoroloji sayfalarını meşgul eden bir konudur.
1954'te ise benzer bir sert kış daha yaşandı.
1987 kışında, Balkanlar'dan gelen soğuk hava dalgası ile birlikte kar fırtınası Marmara’yı etkisi altına aldı.
Boğaziçi Köprüsü'nün bile halatları aşırı donmaktan dolayı koptuğu tarihe geçmiştir.
Ancak, 2004 kışı İstanbul için bir dönüm noktası oldu. Yoğun kar ve fırtına, ulaşımı felç etti ve TEM Otoyolu saatlerce kapalı kaldı.
Son dolu dolu yaşadığımız kar bu oldu desek yeridir.
2022'de İstanbul kar yağışı nedeniyle araçlar yollarda mahsur kaldı ve uçuşlar durduruldu. Ancak bu karın yoğun yağışından değil, önlemsizlik ve günlük hayat yoğunluğuna karşı havanın olumsuz etkisi düşünülmemesinden kaynaklı bir faciaya dönüştü.
Eskiden Bursa’da çocukluğumu net hatırlıyorum. Dolu dolu kar yağar ve kimse bakkallar hariç iş yerini de açmazdı. Okullar tatil edilir ve herkes tatil moduna girerdi. Belediye otobüsleri de bu yüzden nadir geçer, trafik olmadığından şehir tatlı bir beyaz huzur kaplardı. O gün tek düşünülen, kestane kızartmak, yokuş varsa kızak kaymak, yoksa kar topu yapıp kardan adam yapmaktı. Büyüğü küçüğü sokağa çıkar ve karın tadını çıkarırdı. 2-3 gün okullar tatil olur ve kar yerden 15 gün kalkmazdı. Ne güzel günlerdi o günler..
Hepsi hayallerde kaldı..
Selam ve dua ile..


