Övünmek gibi olmasın ama, bu “ideolojik kör, körlük” terimini neredeyse 4 sene evvel ilk ortaya, naçizane bendeniz atmıştım.
Neden?
Çünkü, körü körüne, muhalefetin her falsosunu, her gafını, hatta bariz yalanlarını bile savunan bir güruha başka türlü hitap edilemezdi.
Sadece “Kız kulesi kayboldu, ya yaktılar, ya sattılar” diye tamamen beyin yakan, saçma, absürt bir söylemi bile, her mecrada yayan, sözümona aydın, eğitimli, entel dantel tayfası, eğer bir gecede beyin felci geçirmedi ise, ideolojik kördür.
Ya da orman yangınlarında, tepesinde helikopter gezerken, “helikopter yok,” Kızılay çadırı önünde oturup, “Kızılay çadırları yok” gibi saçmalıkları, canhıraş kim savunabilir?
Akli dengesi yerinde insanın yapacağı iş mi?
Erdoğan nefreti öyle bir bürümüş ki gözlerini, 30 derece sıcaklıkta kalkıp “Güneşi Erdoğan bu hale getirdi, hepimizi sıcaktan öldürmek istiyor” diyen biri çıksa, onu da bağıra, çağıra destekleyecekler.
Maksat muhalefet olsun.
İşte bu güruh, 6 Şubat depreminde beşinci kol faaliyetleri yürüten, sözümona aydın, sanatçı, akademisyen, bilmem ne olan, seçilmiş, parlatılmış, piyasaya sürülmüş, aslında bu millete hiçbir faydası dokunmamış tayfanın, yalan propagandasına da koşarak katıldı.
Sorgulamadılar, hakikatları görmediler, çünkü işlerine gelmiyordu gerçekler.
Tevafuk, deprem esnasında ayaktayım ve an be an TV lerden takip ettim.
Boyutları belli bile değildi.
Şunu gördüm, 30 dakika sonra Bakanlar, dönemin içişleri bakanı Sayın Süleyman Soylu koordinesinde toplanmış, kameralar önüne geçmiş, ilk bilgilendirmeyi yapmış, akabinde ise, ilk saat diliminde, görev bölgelerine yola çıkmışlardı.
O gece, inanılmaz kar fırtılaları yaşanıyordu, karayolları kapanmış, bölge bölge 1, 2 m kar bariyerleri oluşmuştu.
Havaalanları ya zarar görmüş, ya da fırtına dolayısıyla kapalıydı, ama devlet yine de ulaşmayı başarmıştı.
AFAD, Kızılay, TSK, İHH ve sayısız STK lar, hatta siviller ilk müdahalelere başlamıştı bile.
Devlet ilk anından itibaren bölgede idi ve canhıraş çalışmalara başlamıştı.
Amaaaa...
Bir kaç sütü bozuk, Vatan haini, beşinci kol ajanı, çoktan kirli işlerine başlamış, “devlet yok” propagandası yaymaya başlamıştı.
Başta Babala, ne kadar muhalif kanal, Sosyal medya kullanıcısı varsa, bu yalanı yaymaya, AFAD (dolayısıyla devlet), Kızılay a itibar suikastleri başını almış gidiyordu.
Bunlara bir de sayısız trolleri eklersek, verdikleri zararı bir şekilde tasavvur edebiliriz.
O zaman da yazdım, bugün de yazıyorum: Bu apaçık vatan hainliği idi, hatta bir adım ileriye gidiyor ve diyorum ki, enkaz altında Şehid olanların önemli bir bölümünde bu kara propagandanın payı büyük.
Sadece “Baraj patladı” yalanı dolayısıyla Hatay’a üç gün müdahale edilemedi!
Bu bence bir katliam suçudur.
Devletin karşısına sürdükleri insanımsı yaratık, Haluk Levent ve AHBAP çetesi.
Muhakkak AFAD a gitmesi gereken, deprem bölgesine gitmedi gereken 7 Milyar TL, bu çeteye gitti.
Bakın sonunda söyleyeceğimi başında söyleyeyim; “Buna destek olan her kim olursa olsun, derhal suç örgütüne üyelikten tevkif edilmelidir. Bu kadar net!
Şimdi paylaşalım silme yarışına giren o kısım, muhakkak yargıya hesap vermeli.
Beni hiç kimse, “bilmiyordum, aldandım” diye ikna edemez!
Hepiniz neye hizmet ettiğinizi biliyordunuz, bile isteye bu işe destek verdiniz, hatta karşılığını da aldınız, bunu ispat edemem, ama yemin edebilirim.
Haluk Levent gibi, öncesinden sabıkalı, dolandırıcı, kumarbaz birini bir yardımlaşma derneğinin başına koymak, keçiyi bahçıvan yapmak ile eşdeğerdir. Ya da tilkiye kümes emanet etmek gibi...
Öyle ya da böyle...
Ortada devasa bir dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, zimmete para geçirme gibi öne çıkan bir skandal var.
Ancak bu buzdağının ancak görünen yüzü gibi duruyor.
Uluslararası para transferleri, bu işin içinde, kara para aklama, uluslararası güçler tarafından fonlanma gibi bazı suçları da katalogize etmeye başladı.
Sanırım daha işin çok başındayız.
İmamoğlu suç örgütü ile bağlantılar ortaya çıkmaya başladı bile.
FETÖ kokusu çok kuvvetli geliyor.
Almanya, Fransa, İsviçre gibi ülkelerden de sinyaller geliyor.
Bu iş çok insanın başını yakacak, çok.
Ancak, kimin nesini yakarsa yaksın.
Deprem üzerinden, depremzedeler üzerinden siyaset devşirme bir yana, bir de bölgeye gitmesi gereken 7 Milyar lirayı engelleyerek, bu insanlara bu denli kötülük etmek, şahsi menfaatleri güdmek, alçaklığın en son seviyesi olsa gerek.
Umarım, hepsi, birer birer yargı önüne çıkar ve umarım mahkeme heyeti çok acımasız olur, en üst perdeden verirler cezalarını!
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam



