Geçen günlerin getirdiği ağır kayıplar daha herkesin hatrında iken, şu bir kaç satırı yazmazsam, kendime saygım kalmaz.
Evvela, hayatını kaybeden yavrularımıza ve Kahraman, Şehid Öğretmen hanıma, Allahtan Rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Peki, bu acı tablo karşısında ne yapmalıyız?
Her zaman olduğu gibi, iki kutup kendini suçlayınca iş bitiyor mu?
Yoksa yine her zamanki gibi, sorumluluğu ondan şuna, buna itelersek oluyor mu?
HAYIR!
Bakın bu yazacaklarım herkese ve hiç kimseye!
Evet, eğitim müfredatı tamamen yetersiz, istisnalar hariç, eğitimciler de yetersiz, yeteneksiz ve en önemlisi isteksiz.
Bunun da nedenleri var.
En sona yazacağımı en başa yazayım.
Bu durumlardan herkes mesul, herkes suçlu!
Ebeveynler de suçlu, toplum da suçlu, hükümet de suçlu, devlet de suçlu, kutuplaşanlar da suçlu, muhalefet de suçlu, iktidar da, külliyen siyaset mevhumu da suçlu, NOKTA!
Bir ideolojik körlük uğruna, saçma salak bir eğitim müfredatı, köhnemiş bir zihniyetin, geri kafalı, ama modern kamufle fikirleri dayatması, her türlü rasyonellikten ırak, Dikta rejiminden kalma ritüeller, ders konularına işlenmiş, ispatı imkansız, bir dizi fanteziler, bugün okumuş cahilleri yetiştirmiş ve toplumu yızlaştırmıştır!
Bu, bu kadar net ve su geçirmez gerçektir.
Sanal alem, Sosyal medya, yeni dadılar oldu, daha konuşmasını bilmeyen bebekeri YouTube, İnstagram vs büyütüyor,, haliyle büyüyünce de bağımlısı oluyorlar.
Bunun nedeni de, eskisi gibi, üç jenerasyonun bir arada kalmaması, ya da yaşlıların beğenilmemesi.
Düşünsenize, Anneanneler, Babaanneler dururken, Filipinli, Kırgız, Alman, bilmem ne millet bakıcılar getiriliyor ve çocuklar bunlara emanet ediliyor, neden?
Havası var da ondan.
Halbuki büyük ebeveynlerin, kendi torunlarına katacak o kadar çok şeyleri var ki...
Madem ki, her iki ebeveyn çalışıyor, ortada da, büyükanneler var, daha Allahtan ne istersiniz ki?
Biraz büyüyünce de, çocukları absürt, saçma sapan katil oyunları, müstehcen içerikli sanal ortamlar devralıyor.
Siz çocuğunuzun yalnız olduğunu sanıyorsunuz da, asla yalnız değiller.
Manyağı, psikopatı, sosyopatı, sapığı, kim var, kim yoksa çocuğunuz ile beraber.
Sesi çıkmıyor, hatta asosyalleşiyor, ama olsun, sesi çıkmıyor!
Bakın bir canavar, bir cani, bir sapkın kendini belli eder!
Hal, hareket, davranış bozukluğu, asosyalleşmek, emo ya dönmek, öfke kontrolü olmamak, canice “oyunlar” oynamak, bunlardan bahsetmek, hatta hayvanlara şiddet, akran, kardeşlere şiddet, zorbalamak, bunların hepsi alamettir.
Bunu fark etmeyen Anne/BABA, eş dost, akraba, komşu, esnaf, eğitimci, sorumludur.
Fark edip, sesini çıkarmayanlar duble sorumludur!
Bunların yanı sıra, kendi çocuğunu, lekesiz, kusursuz, üstün görüp, bunun uğruna, kabahatli de olsa, öğretmen, yöneticelere, hatta polise kafa tutanlar, bugünlerin sorumlusudur!
Hiç kimse layusel değildir!
Kanunların, müfredatların, kuralların, edep ve ahlak müesseselerinin üstünde değildir.
Efendim işte özgüvenli olsun diye böyle yetiştirdik...
Hadi ordan!
Ne özgüveni?
Terbiyesiz, saygısız, hadsiz, küstah, şımarık bir şeyler yetiştirdiniz!
Kalmadı, bir de tüm bu fecaatleri savunuyorsunuz.
Ama tabii ne olacaktı ki başka?
Sadece gece GBT kontrolü yapmak istedikleri için, Polise Bike saldıran sizler değil misiniz?
Hiç kimse, sizin ailenizden olduğu için, sizin ile aynı yöreden, şehirden olduğu için, başkalarından üstün değil, kaldı ki, suç işleme serbestliği hiç yok, önüne gelene saygısızlık yapma serbestliği, hele, hele şiddet uygulama hürriyeti hiç yok!
Benim çocuğum yapar!
Nereden yapıyormuş?
Hadi oradan.
Evet, tüm siyaset mesuldür, devlet de mesuldür, ama itiraf edin kardeşim, hepimiz de mesulüz!
Bu toplum, çık hızlı bir şekilde fabrika ayarlarına geri dönmez ise, edep, ahlak, merhamet, hoşgörü bu milleti tekrar sarıp sarmalamazsa, kardeşlik hukukunda sarılmazsa, maalesef gidişat iyi değil.
Tekrar ediyorum, köhnemiş ideolojik körlük ile, saplantılar ile, insan değil, fanatik hooligan tipi değişik bir şeyler yetişir.
Bir toplumun elinden dinini, inancını, gericilik yaftası ile alır, LGTBİQ, gibi, ahalaksızlığı, hayasızlığı ise modernleşme diye dayatırsanız, o toplum, gün gelir komple cinnet geçirir!
Yok kardeşim yok, önce herkes kendi evinin önünü süpürecek, kendi burnunun ucunu tutacak!
Biz görmedik, çocuklarımız görsün diye, her istediğini alıp önüne koymak, bir eğitim modeli değildir.
Çünkü şükürsüz, gözü doymaz bir nesil yetiştirirsiniz.
Bakınız ortalama bir Alman ailesi, çocuğuna her istediğini almaz.
Harçlığını biriktirtir, kendi parası ile alır, bu alınan ise kıymetli olur!
İstediği önünde, istemediği arkada olan bir çocuk, hiçbir şeyin değerini bilmez!
Bu da burada dursun!
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile


