Başlık metafor değil.
Maalesef değil, Türkiye de CHP nin siyaset gündemini getirdiği, şimdilik son nokta!
Kimliği belirsiz bilmem kaç kişi, geçen gece, CHP İstanbul İl binasına girip, Gürsel Tekin in yardımcılarının koltuklarına etmişler, cidden yapmışlar bunu, adına da protesto demişler.
Özgür Özel gibi bir baştrolün liderliği altında, CHP nin eriştiği seviye bu: DIŞKI!
Maalesef bunun hakkında da konuşmak, yazmak zorunda kalıyoruz.
Yahu bu koca CHP de, hiç mi izan, vicdan, haysiyet sahibi bir Allahın kulu yok mu da, siyasi seviye bu kadar düşmüşken, kalkıp buna bir dur diyecek?
İçler acısı, trajikomik bir hal, yazık, böyle bir zihniyet, maalesef bu ülkede bir siyasi oluşum, maalesef bu zihniyet, her şeye rağmen %20 gibi bir oy potansiyeline sahip.
İddianame nerede diye yırtındılar, durdular.
İddianame çıktı, ama ne İddianame.
Daha önce de değinmiştim, bu İddianame su geçirmez demiştim.
Öyle ince eleyip sık dokumuşlar ki, öyle titiz çalışmışlar ki, bu İddianameyi, hukuk fakültelerinde ders olarak bile okutabilecek halde çıkartmışlar.
Şimdiye kadar okuduklarım bana bu intibayı bıraktı.
Müdafaa makamı, bu İddianame karşı, hangi stratejiyi uygular ise uygulasın, çürütmek na mümkün.
Naçizane tavsiyem, müvekkilerini itirafçı olmaya, isnat edilen suçları, şartsız kabul etmeye ikna etsinler.
Bu şekilde, belki bir cezada indirim, infazada kolaylık alabilirler, belki...
Peki bu İddianame karşısında CHP ne yapıyor?
Tek cümle ile şaklabanlık!
Çünkü savunacak bir tarafları yok, karşı ispat, karşı delil yok.
Yaptıkları iş, en ucuzundan popülizm, polemik ve toplu inkar, tabii çokça da sulandırma!
Efendim neymiş, İmamoğlu sadece Cumhurbaşkanı adayı olduğu için içerdeymiş, CHP kapatılacakmış!
Baştan sona kadar saçma, bir o kadar da yalan!
Birincisi, bu ülkede , Anayasal şartları yerine getiren her Türk vatandaşı gayet tabii Cumhurbaşkanı adayı olabilir.
Pardon, herkes olamaz!
Mesela siz eski bir CHP li iseniz, adınız Muharrem İnce ise, olamazsınız.
Kazara oldunuz mu???
Eski partinizin trol ordusu topyekun size saldırır, ağıza alınmayacak küfürler, hakaretler eder.
Yetmez, kasetler ile itibarınıza suikast edilir ve siz geri çekilmek zorunda kalırsınız!
Yani, herkes değil, CHP nin tasvip ettiği herkes olabilir.
Yani, Cumhurbaşkanı olmak, bir de CHP tasvip ediyorsa suç değil.
Suç olan başka bir şey.
Cumhurbaşkanı olabilmek için, İBB yi soyup soğana çevirmek, ortalığı haraca bağlamak, rüşvet yemek, çalmak, delege satın almak...
Bu uğurda, CHP yi ele geçirmeye çalışmak, bunlar suç, İddianame de de, tam olarak, tabii çok daha detaylı bir şekilde böyle yazıyor.
CHP yi kapatmak gibi bir yetkisi olmayan Cumhuriyet Başsavcılığı, kanuni gereksimden ötürü, CHP kurultaylarındaki usulsüzlikleri tespit ettikten sonra, elbette bunu, bilgilendirmek maksadıyla, Yargıtay a iletmiştir, bu kanuni zorunluluktur, aksi takdirde suçlu durumuna düşerler.
Yargıtay, bunu nasıl değerlendirecektir, bu o mahamın uhdesindedir.
Neticede, İddianameyi bu iki, üstelik de yanlış faktöre indirgemek, geri kalanları yok saymak, acizliğin, ezilmişliğin ta kendisidir.
Devekuşu misali, kafayı kuma gömseniz de, arkanız açıkta kalır.
CHP çok uzun zamandır siyaset üretmekten aciz.
Slogan popülizmi, polemik, başka bir şey yok.
Fakat, sergilenen seviyesizlik, gün aşırı daha da aşağılara iniyor, şimdilik son nokta dışkı protestosu.
İki gündür, eminim ki, İddianamenin tek sayfasını bile okumadan, “boş” diyenlerde bu radikal ideolojik körlük yaşayan tipler.
Hepsi aynı.
İnşallah güzel bir gün gelir de, CHP gerçekten siyaset üretir.
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam


