Bu yazıyı yazmak şart oğlu şart oldu.
TÜV bildiğiniz gibi bir Alman oluşumudur.
Yarı kurumsal, Almanya da araç muayenesinden tutun, ürün güvenirliği, dayanıklığı testlerine kadar hizmet veren bir “dernek”, evet dernek, çünkü TÜV ün V si, verein, yani dernek demek.
Türkiye de de araç muayene görevini görmekte.
Ama, Almanya da başka, burada bambaşka!
Mesela Almanya da aracınızın başında oluyorsunuz, görevli ne işlem yapıyor ise görüyorsunuz.
Peki burada öyle mi?
Araç içeri alınıyor, ama siz alınmıyorsunuz.
İçeride ne oluyor bitiyor ise, artık içeridekilerin insafına, vicdanına kalmış.
Mesela ben bir aracı, muayeneye girmeden bir serviste hazırlattırdım, eksik giderdim.
Araç içeri alındı, ve ne hikmetse, daha önce çalıştığını çok iyi bildiğim arka lambanın ampulü yanmadığı için plaket verilmedi.
TÜV binasın az ilerisinde bulunan, seyyardan bozma birinden temin et, tekrar muayeneye alalım denildi.
Zaten vakit az, yakınlarda da başka imkan yok, fahiş fiyata almak zorunda kaldım.
Ben tek miydim?
O gün kaç kişiden aynı şikayetleri duydum, daha sonra da, o kadar çok kişiden benzeri şikayetler duydum ki...
Tekel olup sürekli zam yapmaya ne demeli?
Almanya bile tekele müsaade etmedi ve alternatiflere imkan verdi.
Peki bizde?
Bu ara, TÜV TÜRK ün çalışanları da ayrı bir sorun.
Ukala, kaba, suratsız insanlar topluluğu.
Hele son olaydan sonra, yani bir polis memurunun Şehid edilmesinden sonra, personel politiğini de incelemek, hatta bu yapılanmayı tabandan tavana incelemek, şart olmadı mı?
Bence sorumlu Bakanlık, behemehal harekete geçmeli ve bu araç muayene tekelini de gözden gezdirmelidir.
Bu yapılanma hangi ara, bir polis memurunu darp ederek Şehid edecek seviyeye geldi, bunu muhakkak irdelemelidir.
Zira bu durum, asla kabul edilemez!!!
Zaten polisimiz de son zamanlarda tam bir dilemma içinde.
Ne yaparsa yanlış.
Saldırıya uğruyor, karşılık verdiği zaman katil muamelesi görüyor.
Vermezse “böyle polis mi olur” diye linç yiyor.
Bakın eğer bu Şehid düşen Polis memuru ABD de olsa idi, o hayatta, ama en az 10 saldırgan morgda olurdu, çünkü silahını çeker, üzerlerine mermi yağdırırdı ve üstüne de ödül alırdı.
Burada bunu yapsaydı, şimdi tutuklanmış olurdu.
Bu mesele attık siyaset üstü bir meseledir.
Asayişi sağlamasını beklediğimiz, canımızı, malımızı muhafaza etmesini beklediğimiz Polis teşkilatının elini kolunu bağlar isek, yarın ne duruma düşeceğiz, hiç düşündünüz mü?
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam


