Dün, ABD nin New York eyaletinde Zohran Mamdani isimli kişi Belediye Başkanı olarak seçildi.
Müslüman imiş, sosyalist imiş, miş miş miş de miş miş miş...
Evet Filistin/Gazze yanlısı görünümlü biri.
Ama bunun siyasi bir ayak oyunu, konjonktüre ayak uydurma stratejisi olmadığını kim bilebilir?
Neden bunu yazıyorum?
Çünkü bu seçilen kişi, Yahudi lobisine yakın, Soros Junior yanında poz verip gurur duyduğunu yazıyor.
LGTBİQ yi destekliyor bu arkadaş...
Şimdi tüm bu gerçekleri göz önünde bulundurularak, “Müslümanlıktan” bahsetmek mümkün olabilir mi?
Yoksa bu yanar döner, ne şiş yansın ne kebap mantıklı arkadaş, sadece derin ABD nin bir yeni projesi olabilir mi?
Ha, diyeceksiniz ki, Trump çok sert çıktı, neredeyse hakaret etti falan filan...
Peki ya bu da danışıklı dövüş ise?
Trump şahsına münhasır bir sosyopattır, narsist yapılı bir kişilik, kendi kafasında kurduğu bir dünya var, ve o dünya prensiplerine uymayan her kimse, doğrudan düşman ilan ediliyor.
Onun için, Trumpın bu kişi hakkındaki söylemleri pek de önemli değil aslında.
Zohran Mamdani, kimdir, kim değildir, bunu yakın gelecekte göreceğiz, çünkü daha şimdiden, geleceğin ABD başkanı olarak lanse edilmeye başlandı bile.
Alman medyası övmek ile bitiremiyor, ama onlarda Trumpın karşısında olan kim varsa, onu Mesih ilan ediyorlar.
Neticede seçildi, Neticede şu an New York şehrinin Belediye Başkanı.
Şimdi işin enteresan tarafı başlıyor...
Çünkü bu arkadaş, “seçilirsem, Netanyahu New York a gelirse tutuklarım” diye demeç vermişti..
Eh, artık seçildi.
Bildiğiniz gibi de, BM New York da, dahası, Siyonistlerin de bir nevi üssü sayılr.
Şimdi Netanyahu da, kabinesindeki diğer katillerde New York a ayak basmayız demişlerdi.
Basacak olurlarsa, işte o zaman bu yeni arkadaşın samimiyetini göreceğiz.
Peki neden bu konu önemli?
Çünkü ABD de, polis teşkilatları birden fazla ve değişik şekilde örgütlüler.
Büyük şehirlerde City Police (Şehir Polisi) var, bu teşkilat doğrudan Belediye Başkanına bağlı, yani Belediye Başkanı aynı zamanda polisin şefi, yani bizdeki Vali, ilçedeki kaymakam gibi.
Polis şefleri de, göreve seçim ile gelir, tıpkı kasabalardaki Şerifler gibi.
Yani Zohran Mamdani, şu andan itibaren, New York un en yüksek Polis amiri, ve evet, Netanyahu ve yandaş katilleri, eğer uluslararası bir mahkeme tarafından çıkarılmış bir tutuklama kararı varsa, ve New York a ayak basarlar ile, tutuklayabilir.
Peki bu tutuklama neye yarar?
Eğer ki bir Eyalet, ya da Federal mahkeme, tutuklamayı desteklemez ise, hatta kefalet karşılığı serbest bırakırsa, hiçbir işe yaramaz.
İkincisi, diplomatik dokunulmazlık.
Eğer ki, yabancı bir ülkede, diplomatik dokunulmazlığı olan birini tutuklamaya kalkarsanız, bunun çok ciddi yaptırımları olacaktır, hatta savaş sebebi bile sayılır.
Bu ise ABD nin ulusal bir meselesidir ve bu olayı bir Belediye başkanının inisiyatifine bırakmazlar, bırakmazlar.
Böyle bir tutuklamayı ancak New York topraklarında yapabilir, havaalanları federal bölgelerdir, araçlar diplomatik dokunulmazlığı olan araçlar, Konsolosluklar, Elçilikler, kendi ülkelerinin toprakları.
Kısacası bu arkadaş böyle bir demeç verirken, salt popülizmden başka bir iş yapmamış.
Lafı güzaftan ibaret.
Dolayısıyla, dinen Müslüman olması, tüm bunlar göz önünde bulundurularak pek de bir katma değer sağlamıyor.
Sosyalist, hatta Marxist olduğunu da işin içine katar isek, o Müslümanlıktan geriye ne kaldı?
Evet, kesinlikle dikkat iken izlenmesi gereken bir kişi, çünkü henüz çok genç, ve inanılmaz büyük bir karşı kampanyaya rağmen hem çok önemli bir pozisyonda, hem de önemli bir ilki başardı.
Fakat, huyum kurusun, ben böyle bir anda parlayan/patlatılan her kim var ise, bunlara hep çok temkinli yaklaşmışımdır.
Ülkemizde yeteri kadar negatif örnekleri var.
En çarpıcı örnekleri Kemal Derviş, ve Ekrem Imamoglu.
Temkinli olarak izlemeye devam.
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam


