Gözaltına alındığı günden beri, tamamen gereksiz şekilde gündemi bloke eden Eko, artık sanırım gerçekler ile yüzleşmeye başladı, daha doğrusu gerçekleri görmeye başladı.
Nasıl mı...?
Artık gündem değil, olamıyor, yandaşları, başta Özgür Özel ve şürekasının olağanüstü gayretlerine rağmen, artık takke düştü kel göründü.
İddianamenin eli kulağında, ama öyle böyle bir İddianame değil, atom bombası niteliğinde, ve o kadar detaylı, o kadar ispatlı, kanıtlı, şahitli ki, dünyanın en süper Avukatı gelse, “Eko, Hepsini tek tek itiraf et indirimden yararlan” der.
Zaten strateji değişmiş, duyduğuma göre, Eko savunma yapmayacakmış, e tabii, mahkeme önünde “ bu soruyu muhatap almıyorum” gibi saçma sapan bir terim de kullanamaz zaten.
Dedim ya, öyle bir titizlikle hazırlanmış, kalem kalem işlenmiş, su sızdırmaz bir iddianame ki, yapacağı tek akıllı ve akılcıl hamle, iddianame okunur okunmaz ayağa kalkıp, “iddianameyi tümüyle kabul ediyorum, cezama razıyım” demek olacaktır.
Halbuki ne gayretler sarfedilmiş, ne hokkabazlıklar yapılmış, ne provokasyonlar ortaya konulmuştu...
Mübarek Ramazan ayında, galonlarca içki içip, Şehzadebaşı Camiinde vandalizm, Teravih kılan cemaate bangır bangır müzik, davul çalmalar, Şerefli Türk Polisinin üzerine asit armaya kadar varan hayvanlıklar, çakma Cumhurbaşkanı adaylığı, düzmece önseçim, ne idüğü belirsiz imza kampanyaları, hoplayıp zıplamalar...
Peki sonuç?
Yargılanacak işte, yargılanıyor da.
Ama sadece o mu?
Hayır, o suçlara bir şekilde bulaşmış kim var, kim yoksa, hepsi.
Bir zamanların şaşalı holdingleri, hatta dokunulmaz sayılan büyük masonlar, hepsi, herkes, çünkü yeni Türkiye de bu tip şeylere asla yer yok.
Eh Özgür Özel de kendisi için düzmece anketler yaptırmaya başladı ise...
Geçmiş olsun Ekocuğum, gömdü seni Özgürcüğün.
Hayatın çok acı gerçekleri bunlar, keser döner sap döner gün gelir hesap döner.
Fakat, Dilek İmamoğlunun halen İBB ye ait konutta ikamet etmesi, tüm giderlerinin yine İBB tarafından karşılanması, yine incelenmesi gereken bir konudur.
Ha, bu ara, Özgür Özel de çok fazla güvenmesin dokunulmazlığına.
Ortada, Mersin de bir benzinlikte, tutuklu Muhittin Böcekten aldığı 20 milyon dolar rüşvet iddiası var...
Daha derinliklerde neler var, şimdilik bekletme safhasında olan neler var, vakti geldiğinde tüm kamuoyuna malum olacaktır.
Ama o başka bir konu, şimdilik.
Adına temizeller harekatı denilen operasyonlar zinciri, gün aşırı yaygınlaşarak devam ediyor ve uzun bir zaman da sürecek, ve tekrar ediyorum, hiç kimse, ama hiç kimse, eğer suçlu ise, kendini dokunulmaz, erişilmez sanmasın, hiçbir kimseye, şeye de güvenmesin.
Süpürge samandan değil, çelikten.
Yol iktidara yakınmış, yok bilmem hangi bilmem neyin birşeyiymiş...
Sökmez bunlar.


