Bursa kamuoyu ve sağlık camiası, Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Gökhan Yünkül’ün yaptığı sarsıcı açıklamalarla çalkalanıyor. 14 yıllık görev süresinin ardından veda niteliğinde ama bir o kadar da hesap soran bir dille konuşan Yünkül, teşkilatın karşısına çıkarılan başkan adayı Erkan Baştar’ın geçmişindeki FETÖ soruşturmasına hakkında yazılan bir makale üzerinden dikkat çekti. Yünkül’ün "Zamanında haberim olsaydı, yolları en keskin şekilde ayırırdım" çıkışı ve "Bu gerçeği bilip de sustunuz" sorgulaması, sendika içinde büyük bir deprem yarattı.
Yünkül’ün bu hamlesinin hemen ardından, kulislerde malum odakların sinsi bir dedikodu yaymaya çalıştığını gördük: "Efendim, Erkan Baştar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar var, savcı dosyayı kapatmış, ortada bir şey yok..."
Ancak madalyonun diğer yüzü öyle demiyor. Gökhan Yünkül haklı olarak bu şaibeyi sorguladı ve teşkilata sordu. Peki ama Erkan Baştar’ı geçmişte kim, nasıl ve hangi mekanizmayla temize çıkardı?
İşte sendikal kulisleri altüst edecek o karanlık perdeyi, yaptığımız araştırmayla biz aralıyoruz.
Yünkül Şaibeye Bastı, Erkan Baştar'ı Aklayan Kirli Ağı Biz Çıkardık!
Erkan Baştar’ın "dosyası kapatıldı, aklandı" denilen o süreci sıradan bir yargısal süreç değildir. O dönem bu dosyayı "sümen altı eden" ve Baştar’a adeta "temiz kâğıdı" veren isim, 15 Temmuz öncesi adalet mekanizmasını felç eden terör örgütü militanlarının ta kendisidir.
Yaptığımız arşiv ve dosya taramalarında, karşımıza çıkan isim dehşet verici: Eski Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan!
Kimdir bu Şadan Sakınan? Kamuoyu onu, binlerce gencin geleceğinin çalındığı 2010 yılındaki KPSS sorularının sızdırılması soruşturmasından çok iyi hatırlıyor.
Soruşturmanın başındaki savcıyken, şüphelilere ait en büyük suç delili olan 3 bin 227 soru kitapçığını adli emanete almak yerine ÖSYM’ye teslim edip imha edilmesine göz yuman kişiydi.
Örgüt lehine dosyaları tam 3,5 yıl boyunca sümen altı ettiği tespit edilince meslekten ihraç edilen, ardından firar eden ve sonunda yakalanarak Yargıtay’da yargılanmasına başlanan bir FETÖ firarisiydi.
Başkan Yünkül’ün meydan okuduğu ve "Bunu teşkilattan kim gizledi?" dediği o karanlık tablonun altında, bu ülkenin adaletini kemiren, bugün FETÖ'den tutuklu ve ihraç bir terör militanının imzası var. Yani karşımızda duran tablo çok net: FETÖ’cü savcı, Erkan Baştar’ın dosyasını jet hızıyla kapatmış! Katilin hakem olduğu bir maçta alınan "takipsizlik" kararıyla masumiyet kanıtlanamaz!
Bir Gazetecilik Başarısı: Susturulmaya Çalışılan Gerçekler
Yünkül’ün açıklamaları sendika içindeki ahlaki ve ilkesel duruşu sorgularken; bizim ortaya çıkardığımız Şadan Sakınan detayı, bu meselenin sadece bir sendika içi seçim yarışı olmadığını gösteren bir turnusol kağıdıdır.
Birileri bu bilgileri bugüne kadar saklamış, Erkan Baştar'ın geçmişini örtbas etmiş ve hatta Yünkül’ün deyimiyle "A Takımı kadrosuna devşirilme karşılığında sessiz kalmayı" tercih etmiş olabilir. Ancak unuttukları bir şey var: Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır ve araştırmacı gazetecilik, o sümen altı edilen dosyaları çekip çıkarmak için vardır.
Şimdi Cevap Verme Sırası Erkan Baştar ve Arkasındakilerde
Gökhan Yünkül görevini başı dik, alnı açık şekilde tamamlamanın huzuruyla çekiliyor ve arkasında kirli ilişki ağları bırakmak istemiyor. Bizim ortaya koyduğumuz bu somut yargısal gerçeklerden sonra, şimdi şu sorular Bursa kamuoyunun önünde açıkça durmaktadır:
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın tezgahından geçerek dosyasını kapattırdığı iddia edilen Erkan Baştar, bu aklama iddialarına ve arkasındaki FETÖ'cü savcı gerçeğine dair ne söyleyecektir?
Erkan Baştar’ı vitrine koyanlar, arkasında saf tutanlar, bir terör örgütü militanının "temiz kâğıdıyla" sendikacılık yapılmasına daha ne kadar göz yumacaktır?
Sağlık çalışanlarının hakları ve onurlu mücadelesi, Fetöcü savcıların gölgesinde kalan isimlere emanet edilemez. Biz perdeyi kaldırdık, gerçekleri ortaya koyduk. Şimdi takdir, vicdanı hür Sağlık-Sen teşkilatınındır!
Selamet ile..



