Nilüfer Belediyesi’nde geçmişten bugüne uzanan, Mustafa Bozbey dönemini de içine alan ve pek çok ismin yargılandığı "imar ve ruhsat" krizinde kartlar yeniden karılıyor. Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in son açıklamaları, yıllardır süregelen ve personelin tutuklanmasına kadar varan usulsüzlük sarmalının aslında belediye koridorlarında nasıl kanıksandığını ortaya koydu. Özdemir, "itiraf" niteliğindeki sözleriyle, yürüyen soruşturmaları etkisiz kılmanın ve sorumluluğu merkezi hükümete yıkmanın ön hazırlığını mı yapıyor?
Eski Tas Eski Hamam: "Ruhsat Var Ama Emsal Yok"
Nilüfer’de yıllardır uygulanan "minareyi çalan kılıfını hazırlar" mantığı, Şadi Özdemir’in dilinde şu şekilde hayat buldu:
“Aslında bir ruhsat var. Ruhsata göre binayı yapmış ama ruhsat ‘emsale uygun değil.’ Böyle bir sorun var. Bunu artık bizim bugünkü iklimde ruhsata uygun yapılmış olsa dahi yapıların sorumluluğunu alma durumumuz yok maalesef.”
Bu sözler, Nilüfer’de yükselen binaların hukuki birer saatli bomba olduğunun açık bir tescili. Geçmişten gelen bu yükün, "ruhsata uygun ama yasaya aykırı" denilerek normalleştirilmeye çalışılması dikkat çekiyor.
“İçeride Çok İnsan Var" İtirafı
Başkan Özdemir, belediye personeli üzerindeki adli baskıyı ve tutuklamaları hatırlatarak, aslında Nilüfer Belediyesi’nin içine düştüğü hukuk batağını da özetlemiş oldu:
“Bu süreçte çok fazla personelimize soruşturmalar açılıyor. Her şeye soruşturma izni veriyorlar. İçeride de çok fazla tutuklu insan var, Nilüfer'de, başka yerde, her yerde. İnsanlar da imza atmak konusunda sıkıntı yaşıyorlar doğal olarak. Belli riskler almadan bu işi çözmek mümkün değil.”
Topu Bakanlığa Atıp Sorumluluktan Sıyrılma Hamlesi
Yürüyen soruşturmaların gölgesinde, çözümü yine Ankara’nın "ön açmasına" bağlayan Özdemir, mevcut krizden sıyrılma formülünü şöyle sundu:
“Arkadaşlarla da konuşuyorum, bunun çözümü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, merkezi hükümette diye düşünüyorum. Onlar önümüzü açarlarsa biz çözeriz.”
Özdemir adeta bu açıklamasıyla saatli bombayı çalıştırmış oldu.
Şimdi Nilüfer Kamuoyu Adına Soruyoruz:
Başkan Şadi Özdemir’in bu "itiraf" dolu açıklamaları sonrası şu soruların cevabı havada kalmıştır:
1. Şadi Özdemir; bizzat sizin döneminizde, teknik olarak emsale uymayan ancak "uygunmuş gibi" gösterilerek ruhsat verilen kaç bina var?
2. Emsale uymayan bu imtiyazlı ruhsatları Turgay Erdem ve Bozbey rüşvet karşılığında verdiği söyleniyor, siz kime, neye ve hangi kriterlere göre verdiniz?
1-Madem bu usulsüzlüklerden ve gelinen noktadan dolayı "üzüntü" duyduğunuzu ima ediyorsunuz; o halde CHP’li eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ve ekibine yönelik operasyonlar başladığında, yargı süreci kapıya dayandığında neden bu çarkı durdurmadınız? Neye, kime güvendiniz?
4. Devam eden soruşturmaları "Bakanlık önümüzü açsın" diyerek Ankara’ya havale etmek, aslında suç ortaklığını meşrulaştırma çabası mıdır?
5- Atış Yapı’ya ihaleden verdiğiniz arsayı neden iptal ettiniz?


