Bir şehrin kaderi, onu yönetenlerin karar alma becerisiyle şekillenir. Planlı, öngörülü ve tutarlı bir yönetim; şehirleri büyütür, insanlara nefes aldırır. Aksi ise sadece bugünü değil, yarını da kaybettirir. Bursa bugün tam da bu eşiğin üzerindedir. Ve maalesef Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yönetimi ile zaman kaybediliyor. Bunu herkes sahada dillendiriyor. Bu serzenişin Ak Parti İl Başkanı Davut Gürkan’da farkında ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin plansız ve tutarsız yönetim anlayışı nedeniyle şehre zaman kaybettirdiğini önemli vurguladı.
Susuzlukla imtihan edilen Bursa ve Bursalıların şimdi de çöp krizi ile karşı karşıya bırakılmak üzere olduğunu ifade ederek; “Büyükşehir yönetiminin elini çabuk tutması gerekiyor, zaman doluyor” uyarısında bulundu.
Evet sevgili okuyucularım, bereket şehri olan Bursa’mız maalesef yanlış yönetim sistemine kurban oldu. Ve Susuzluk tehdidiyle uzun süredir sınanan Bursa, şimdi de kapıda bekleyen bir çöp kriziyle yüz yüze bırakılmak isteniyor.
Bu bir tesadüf değil; plansızlığın, gecikmenin ve kararsızlığın doğal sonucudur. Zamanında alınmayan her karar, büyüyerek yeni sorunlar üretir. Ve ne yazık ki bu bedeli ödeyen sadece yöneticiler değil, Bursalıların kendisidir.
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın sahadan verdiği mesaj, tam da bu noktaya işaret ediyor: Zaman doluyor. Şehirler uyarı vermeden çökmez; önce sinyal verir, sonra bedelini ödettirir. Bugün Bursa’nın verdiği sinyaller, artık görmezden gelinecek noktayı çoktan aşmıştır.
Ve Davut beyin o kadar önemli gerçekçi tespitleri var ki..
Bu bağlamda siyasetin merkezinin masa değil, saha olduğunu hatırlatmak bu yüzden kıymetlidir. Çünkü gerçek sorunlar koridorlarda değil; sokakta, pazarda, mahallede hissedilir. Sahaya kulak veren, şehrin nabzını tutar. Sahadan kopan ise sadece halktan değil, gerçeklikten de kopar.
Karacabey örneğinde görülen belediye–teşkilat uyumu, aslında olması gerekenin sade bir fotoğrafıdır. Uyum; hizmeti hızlandırır, sorunları büyümeden çözer. Uyuşmazlık ise zamanı eritir, güveni aşındırır.
Bursa’nın kaybedecek tek bir günü daha yok. Yönetmek; mazeret üretmek değil, sorumluluk almaktır. Şehirler beklemez, krizler ertelenmez. Zaman, tutarsızlığa karşı acımasızdır.
Ve bugün Bursa’da en çok ihtiyaç duyulan şey, süslü cümleler değil; netlik, kararlılık ve vakit kaybetmeden atılacak somut adımlardır. Çünkü zaman dolarken, sessizlik de bir tercihtir.
Selam ve dua ile


