Bayram vesileyle de, hayatı biraz rölantıya alarak, olup bitenleri izledim, izliyorum.
Tabii Bay Kemalin de konuşmasını izledim.
Kısa özeti ile, Kılıçdaroğlu aynı bıraktığımız yerde kalmış, zerre gelişme yok, bir değişme yok, aynı tas, aynı hamam.
Şaşalı girişler, toplanan kalabalık, bana sadece şunu gösteriyor, o da CHP nin karpuz gibi ortadan çatırdadığını.
Bir tarafta Özgür İmamoğlu, diğer tarafta Bay bay Kemal.
Biri diğerine hırsız diyor, diğeri öbürüne hain!
Bence iki tarafta sonuna kadar haklı, asla taraf tutmuyorum, tutacak da değilim.
Aksine, CHP nin kendi kendini ortadan kaldırmasını büyük bir keyifle izlerdim, ancak maalesef, çirkef her yana sıçrayarak, maruz kalıyoruz.
Ve her iki tarafta suçu, ne hikmetse AK Partisine, iktidara atıyor.
Halbuki, tamamen CHP nin iç meselesi, davalı, davacı, itirafçı, şahit, belge sunan, hepsi CHP li, AK Partisi ile uzaktan yakından alakası yok.
Ama suçlu iktidar.
Evet bu da ileri seviye şizofreni.
Gelelim Bay Kemalin söylediklerine...
Arınmakmış, temizlikmiş, o imiş, şu imiş, bu imiş...
Süslü laflara kalanlara diyeceğim şu, elimde az kullanmış iki köprü var, ödemede kolaylık düşünürüz!
En can alıcı tarafı FETÖCÜ ajan/lar meselesi.
Birincisi, hiçbir FETÖCÜ asla FETÖCÜ olmaktan vazgeçmez, geçemez, çünkü FETÖ hepsinin hakkında öyle dosyalar hazırlamıştır ki, isteseler de çıkamazlar o girdabın içinden.
Bay Kemal, bu konuda bazı acı gerçekleri unutmuşa benziyor.
1. Deniz Baykal a kim kaset kumpası kurarak, onu CHP Genel Başkanı yapmıştı?
2. Gezi ihanetinin arkasında kim vardı?
3. 17/25 iftiralarını, düzmece tapeleri kim eline sıkıştırdı?
4. 15 Temmuz gecesi, kimin sayesinde tankların arasından sıvışıp kaçtın?
5. İmamoğlu gibi düşük profilli birini, sana kim İBB adayı diye dayattığı?
6. Özgür Özeli sana kim dayattı?
7. STV, Zaman, Bank Asya olaylarında, Vekillerini kim gönderttirdi?
Bu liste uzar gider, hatta kitap bile çıkar.
Tüm bunlar öylesine ortada dururken, ve FETÖ seni desteklerken hiç sesin çıkmadı, ne vakit ki FETÖ senin son kullanma tarihini yazdı ve bir paçavra gibi fırlatıp attı, aklına arınmak mı geldi?
Peki Bay Kemal, ya buda FETÖ nün bir oyunu ise?
Olmayan şey değil ya, malum bu FETÖCÜ ler, girdikleri kaba göre şekil alırlar.
Kah muhafazakar, kah komünist, kah ateist, kah çakma milliyetçi, her yol mübah bunlara.
İmam da olurlar, katalog gülü de, papaz da olurlar, haham da.
Yani, düne kadar sırtını rahatça yasladığın FETÖ ye şimdi bu şekilde hizmet etmediğini biz, nereden bilelim?
Zerre kadar güvenç vermedi bu konuşma bana.
Kimse kimseyi kandırmasın.
Beş sene boyunca, İmamoğlunun İBB yi soyup soğana çevirdiğini farketmediğini kime anlatacaksın Bay Kemal?
O kadar alavere, dalavereyi gerçekten farketmediysen, ya dediklerinden daha safsın, ya da bile isteye göz yumdun.
Bu günahlardan arınamazsın Bay Kemal.
Öyle kalkıp iki şaşalı söylenti ile, sözümona özür dilemekle bu iş bitmez.
Hepsine kayıtsız şartsız ortaksın, hepsine sen vesile oldun!
Samimiyetine inanmıyorum, kinine inanmıyorum.
Ancak şunu da biliyoruz ki, öfke ile kalkan, zararla oturur.
Ne yazık ki, içinde bulunduğumuz dönem itibariyle, tamamen dış siyasete odaklanmak zorunda olmamız gerekiyor iken, sizlerin gündemi boşuna meşgul etmenize maruz kalıyoruz.
Özgür Özelin ise, tamamen çocuksu şovları, hele de Anıtkabir’de yaptığı soytarılığı, ancak dehşet ve ibret ile izledik.
Bir insan ne kadar alçalabilir diye düşünürken, bu görüntüler karşıma çıktı.
Korsan Parti başkanı, korsan Grup Başkanı, korsan miting, korsan çelenk.
Şimdi, sanırım, maalesef, milletçe sizin, o veya bu şekilde birbirinizi havada parçalamanıza maruz kalacağız.
Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam



