15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünü geride bıraktık. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, ilk beş yılı bir kenara bırakırsak, Bursa’da bugüne kadar tanıklık ettiğim en kalabalık, en coşkulu ve en iyi organize edilmiş anma programı buydu. Detaylardaki o samimiyet, "halka hizmet" anlayışının lafta kalmayıp sahaya nasıl yansıdığını gözler önüne serdi. Vatandaşa ikram edilen çorbasından aşuresine, çayından ayranına kadar her şeyin ücretsiz ve eksiksiz düşünülmesi, meydandaki o birlik ruhunu daha da pekiştirmişti.
Anlamlı yıl dönümü vesilesiyle AK Parti Bursa milletvekillerinin neredeyse tamamı Ankara’daki resmi programda yer alırken; Bursa meydanındaki nöbette Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın değerli ortaklarından MHP’li siyasi isimler tam kadro halkın yanındaydı. Mehteran takımının o yürekleri kabartan muhteşem gösterisi, halk oyunları, ardından sahne alan Uğur Işılak’ın coşkulu konseri ve nihayetinde şehitlerimizin ruhuna okunan Kur'an-ı Kerim tilaveti ile dualar, geceyi taçlandıran anlar oldu.
Devletin Şefkatli Yüzü ve İnce Bir Zarafet
Basın ve protokol alanında çekimlerimi tamamladıktan sonra meslektaşlarımla ve siyasi isimlerle sohbet etme fırsatım oldu. Gecenin yoğunluğu içinde bir ara Sayın Valimize bir hususu sormak istemiş ancak kalabalıkta ulaşamamıştım. Aradan birkaç saat geçtikten sonra telefonum çaldı. Arayan Sayın Valimiz Erol Ayyıldız’dı. Beni sahne arkasında kurulan çadıra davet etti, halimi hatırımı sordu.
Erol Ayyıldız’ın devlete olan bağlılığını, millete olan sadakatini ve o ağırbaşlı devlet adamı duruşunu zaten yakından biliyordum. Ancak o muazzam kalabalığın, protokol telaşının ve yoğun koşturmacanın ortasında beni unutmayıp geri dönüş yapması, o çadırda ağırlayıp içtenlikle hal hatır sorması beni fazlasıyla duygulandırdı. Aynı şekilde AK Parti İl Başkanı Sayın Davut Gürkan’ın o güler yüzlü, mütevazı ve içten yaklaşımı da her zamanki gibi takdire şayandı.
Ezber Bozan Detay: Önce Halkın Konforu Düşünüldü
Ancak bu gecede beni ve eminim meydandaki herkesi en çok etkileyen, zihnime kazınan bambaşka bir detay vardı.
Yıllardır bu tarz mitinglerde ve anma törenlerinde alışılagelmiş bir düzen vardır: Sahnenin önüne protokol için en konforlu sandalyeler dizilir, yetkililer oturur; halk ise arkada, bariyerlerin gerisinde saatlerce ayakta programı takip etmeye çalışır. Bu kez ezber bozuldu, öncelik halka verildi!
15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bu defa sandalyeler sonuna kadar vatandaşa tahsis edilmişti. Halk konforlu bir şekilde oturup ikramlar eşliğinde programı izlerken, Sayın Valimiz ve il başkanımız başta olmak üzere tüm protokol üyeleri programın büyük bir bölümünü ayakta takip etti. İlerleyen saatlerde, programın doğası gereği protokole ayrılan yerlere geçip otursalar da en başta sergilenen o "önce vatandaş" duruşu meydandaki herkesin takdirini topladı.
> Bu, "Milletin efendisi millettir" düsturunun sahada vücut bulmuş halidir. Başta halkı oturtup kendilerinin ayakta takip etmesi, sonrasında da mütevazı bir şekilde programa dahil olmaları çok ince, çok zarif ve muazzam düşünülmüş bir detaydı. Şahsen bu tabloya hayran kaldım.
Köşe yazılarımda veya sosyal medyamda kolay kolay birilerine methiyeler düzen, açık açık dualar eden biri değilimdir; beni tanıyanlar bilir. Ancak halkın konforunu ve memnuniyetini kendi konforunun önüne koyan, bu ince düşüncenin mimarları olan Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Davut Gürkan için ne yazsam az.
Yönetici dediğin, devlet adamı dediğin halkına böyle dokunur. Kendilerini bu örnek yaklaşımlarından ötürü yürekten kutluyor ve teşekkür ediyorum.
Selamet ile..



